Yutar göze nedir, Yutar göze ne demek

Yutar göze; Zooloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Zooloji'deki anlamı:

(karşılık.fagosit), Zararlı maddeleri ve boşaltım maddeleri yutan herhangi bir göze; fagositoz yapan herhangi bir akkan gözesi.

Yutar göze anlamı, kısaca tanımı

Göze : Hücre. Su kaynağı

Zararlı madde : Canlı organizmalarına zarar veren veya öldüren maddelere verilen genel ad. Bir metal ya da alaşımın niteliğini bozan, etkinliğini azaltan madde.

Fagositoz : Hücre yutarlığı.

Boşaltım : Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Boşaltı : Boşaltım. Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı.

Fagosit : Yutar hücre.

Akkan : [Bakınız: lenf]. Temiz soylu. Bilen, bilgili.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

 

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Zara : Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

Akka : Baba. Ağabey, büyük kardeş. [Bakınız: aka]. [Bakınız: Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması].

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Yutar göze anlamı nedir?

İngilizce'de Yutar göze ne demek ? : phagocyte