Lenf nedir, Lenf ne demek

Lenf; bir anatomi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: ak kan]

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: akkan]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Ak kan.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Lenfatik damarlar içinde akan renksiz sıvı.

İngilizce'de Lenf ne demek? Lenf ingilizcesi nedir?:

lymph

Osmanlıca Lenf ne demek? Lenf Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

lenfa

Lenf hakkında bilgiler

Lenf ya da Akkan, akyuvar içeren, kan plazmasına benzeyen renksiz sıvı. Başka bir anlatımla lenf damarları içerisinde dolaşan, kan plazması ve lenf proteinlerinden oluşan dolaşım sıvısı.

Lenfatik sistem veya lenf sistemi lenf sıvısı, lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşan bir organ sistemidir. İkinci bir dolaşım sistemi olarak tanımlanabilecek olan lenf sistemi yine de yapısı itibariyle dolaşım sisteminden çok farklıdır. Dolaşım sisteminden bağımsız olarak çalışan lenfatik sistem bağışıklık sistemi içeriğini yine dolaşım sistemine boşaltır ve genel olarak bağışıklıkta rol alır. Lenf sistemi kan dolaşımı gibi doku ve hücrelerdeki artık maddeleri toplar , fakat lenf sisteminin bu taşıma işlemi oldukça farklıdır. Kan dolaşımı atar ve toplar damarlardan oluşurken, lenf sistemi tek yönlü yol gibi sadece toplama işlemi yapar. Hücreler arasında kalan artık maddeleri lenf sistemi alarak ana lenf damarına (kanalına) ulaştırır, bu kanalda artık maddeleri toplar damarlara verir.

 

Vücutta kan dolaşımından ayrı olarak bir de lenf dolaşımı bulunur. Kan dolaşımında, kalp ile kalpten çıkan atar damarlar ile kalbe kan getiren toplar damarlar bulunur. Hâlbuki lenf dolaşımında, lenf düğümleri ile sadece lenf toplar damarları bulunur. Lenf dolaşımı, yağların sindirimi sonucu oluşan yağ asidi ve gliserol ile yağda eriyen vitaminleri bağırsaktan alarak doğrudan kalbe iletir. Ayrıca, lenf dolaşımı, kan toplar damarının toplayamadığı fazla doku sıvısını alarak kalbe iletir. Kan plazmasından elde edilen ve bileşimi kan plazmasına çok benzeyen renksiz sıvı. İçinde bulunan akyuvarların bir kısmı da lenf düğümlerinde yapılır.

Dolaşım sisteminde kan dolaşımına yardımcı olan ve lenf dolaşımı adı verilen başka bir dolaşım sistemi daha vardır. Bu sistem lenf, lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşur. Lenf, lenf damarları içinde akıcı bir maddedir. Lenf damarları kandan hücreler arasına sızan maddeleri toplayarak yeniden kana kazandırır. Lenf düğümleri ise vücudumuzu hastalıklara karşı korur.

Lenf anlamı, tanımı:

Damar : Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Soy, yaradılış. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. Huy. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru.

 

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Lenfa : Lenf.

Lenfatik : Lenfatizme tutulmuş olan (kimse). Lenfle ilgili olan.

Lenfatizm : Vitamin azlığından veya lenf boğumlarının hacminin artmasından doğan, derinin aşırı beyazlığı, tenin çok yumuşak olması, ayaklarda şişme ve boyundaki bezlerde büyüme vb. belirtilerle kendini gösteren bir hastalık.

Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.

Aracı : İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Görev : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. İşlev. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.

Saydam : Açık seçik, belirgin. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Çeşitlilik. Nitelik.

Akyuvar : Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

Renksiz : Rengi olmayan. Solgun görünen, soluk. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

Anlatım : Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade. Anlatma işi.

Lenf damarı : İçinde lenf bulunan damarlar. Lenf sıvısı denilen renksiz veya sarımtırak renkteki sıvıyı toplardamarlara taşıyan damar, vaz limfatikum. (anlamdaş, akkan damarı), (Lat. lympha = su): Lenfin içinde dolaştığı damarlar.

Lenf damarları : (biyoloji)

Lenf dolaşımı : (akkan dolaşımı, lenf dolaşımı) (biyoloji)

Lenf düğümü : Lenf damarları boyunca bulunan ve lenfosit meydana getiren bir kapsülle çevrili küçük doku kümeleri. Lenf yumrusu. (Lat. lympha = su): Lenf damarları boyunca bulunan ve lenfosit meydana getiren küçük doku kümeleri.

Lenf folikülü : Sindirim, solunum, üriner ve genital sistemlerin mukozasında yer alan, sentrum germinale adı verilen orta ve korona adı verilen dış kısmında B-lenfositlerin bulunduğu yuvarlak veya yumurta biçimli yoğun lenfosit kümelenmesi.

Lenf kanalları : Sağ lenf kanalı ve torasik kanal olmak üzere iki adet olan, lenfi taşıyan ve toplardamarlara karışan borucuklar.

Lenf kapilerleri : İçinde sadece lenfin sıvı kısmının bulunduğu, hücrelerin olmadığı ince lenf damarları.

Lenf organı : (Lat. lymha = su): Bademcikler ve dalak gibi lenfosit yapan organlar.

Lenf ödemi : Lenf suyunun sızarak doku arasında birikmesinden meydana gelen ödem.

Lenf sarnıcı : İkinci-üçüncü bel omurlarıyla aorta abdominalis arasında, ductus thoracicusun başlangıcında yer alan lenf rezervuarı, arka bacak, pelvis ve karın boşluklarının duvarlarıyla bu boşluklardaki organların lenfinin toplandığı yer, sisterna kili.

Diğer dillerde Lenf anlamı nedir?

İngilizce'de Lenf ne demek? : n. lymph

Fransızca'da Lenf : lymphe [la]

Almanca'da Lenf : n. Lymphe

Rusça'da Lenf : n. лимфа (F)

adj. лимфатический