Akyuvar nedir, Akyuvar ne demek
Akyuvar; bir anatomi terimidir.
Biyoloji'deki anlamı:
(Yun. leukos: ak; kytos: hücre) Sitoplâzmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit) ve granülsüz lökosit (lenfosit ve monosit) olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde teşekkül eden, bazıları hücresel bağışıklıktan, bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri. Lökosit.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, WBC.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Organizmayı savunmakla görevli olan, damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan, nötrofil, eozinofil, bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit, monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri, beyaz kan küresi, lökosit, <İ>WBCİ>. İnsan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları (x103 /mm3 olarak); insan : 7.0 (5.0-10.0), at: 9.0 (5.5-12.5) sığır: 8.0 (4.0-1
0) koyun: 4.0 (2.5-7.5) keçi: 9.0 (4.0-13.0) köpek. 11.5 (6.0-17.0), kedi: 12.5 (5.5-19.5).
Zooloji alanındaki anlamı:
(karşılık: lökosit, Yun. leukos = ak, kytos = boşluk) Renksiz kan gözesi; sitoplâzmasında bulunan taneciklerinin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökosit ve granülsüz lökosit olmak üzere iki genel tipe ayrılırlar. Birinci tipe bazofil lökosit, eozinofil lökosit ve nötrofil lökosit (bk.), ikinci tipe lenfosit ve monosit girer. Granüllü lökositlerin çekirdekleri toplu olduğu için bunlara loplu akyuvar da denir.
İngilizce'de Akyuvar ne demek? Akyuvar ingilizcesi nedir?:
white blood cell, leucocyte, leukocyte, wbc
Fransızca'da Akyuvar ne demek?:
leucoyte
Osmanlıca Akyuvar ne demek? Akyuvar Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
küreyve-i beyza, küreyvat-ı beyza
Akyuvar hakkında bilgiler
Akyuvarlar ya da lökosit olarak da adlandırılan beyaz kan hücreleri, kemik iliğinde üretilir. Vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı koruyan akyuvarlar, bağışıklık sisteminin önemli bir bölümünü oluştururlar. Sağlıklı bir yetişkin insanın bir litre kanında 4×109–11×109 adet, bir başka tanımla bir damla kanda yaklaşık 7.000 ilâ 25.000 arasında akyuvar bulunur. Bu nicelik lösemi hastalarında 50.000'e kadar çıkar. Akyuvarlar kanın dışında lenf sistemi, dalak ve diğer vücut dokularında da bulunur.
Üç tip granülosit vardır.
Bağışıklık yanıtının sıvısal bölümünü oluşturan lenfositler, kandan çok lenf sisteminde bulunurlar. Kanda üç lenfosit türü bulunur: B hücreleri, T hücreleri ve doğal öldürücü (katil) hücreler. B hücreleri her antijene özel antikor üretirken CD4+ (yardımcı) T hücreleri bağışıklık sisteminin saldırgana verdiği cevabı düzenlerler. CD8+ (sitotoksik/öldürücü) T hücreleri ve doğal öldürücü hücreler, bakterileri ve virüslerle enfekte olmuş vücut hücrelerini yok edebilirler.
Monositler fagositoz yapma özelliğine sahiptirler. Ayrıca T hücrelerini uyararak onların çoğalmasını sağlarlar. Kan dolaşımından ayrılıp dokulara giren monositler, burada hacimce büyüyüp enzim miktarlarını arttırarak makrofaj hâlini alırlar.
Akyuvar anlamı, kısaca tanımı:
Lenf : Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.
Vücut : İnsan veya hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Küçük oda.
Çekirdekli : Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.
Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Top veya küre biçiminde toparlak şey. Homoseksüel erkek.
Beyaz : Beyaz zehir. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Beyaz ırktan olan kimse. Bu renkte olan. Ak, kara, siyah karşıtı.
Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.
Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.
Hastalık : Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı.
Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad. Başka bir milletle ilgili olan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge.
Akyuvar formülü : Akyuvar tiplerinin yüzde oranlarının tespit edilmesi yani kanda bulunan yüz akyuvardan kaçının nötrofil, eozinofil, bazofil, monosit veya lenfosit olduğunun saptanması.
Akyuvar inklüzyonu : Nötrofillerin sitoplâzmasında çevresel olarak bulunan, yuvarlak-oval, mavi renkte, RNA içeren cisimcik. Birçok enfeksiyonun seyri sırasında, yanıklarda, aplastik anemide, gebelikte ve kimi zehirlenmelerde görülür, Ameto cisimciği, Döhle cisimciği, Döhle inklüzyon cisimciği.
Akyuvar kemotaksisi : Yangıda, akyuvarların kimyasal uyaranlara karşı harekete geçerek ve yangı bölgesinde toplanmaları.
Akyuvar pipeti : Toplam akyuvar sayımında, kanın sulandırılması ve karıştırılması amacıyla kullanılan cam pipet ve plastik bir ağızlıktan oluşan, kapiller kısım hacmi balon kısmının onda biri olan bir kan hücresi sayım aracı, akyuvar sulandırma pipeti.
Akyuvar sulandırma eriyiği : Türk eriyiği.
Akyuvar sulandırma pipeti : Akyuvar pipeti.
Akyuvar üremi :
Diğer dillerde Akyuvar anlamı nedir?
İngilizce'de Akyuvar ne demek? : n. leucocyte, leukocyte, white blood cell
Fransızca'da Akyuvar : globule blanc, leucocyte [le]
Almanca'da Akyuvar : weißes Blutkörperchen
Rusça'da Akyuvar : n. лейкоцит (M)


Bu kısımda Akyuvar nedir? Akyuvar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Akyuvar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Akyuvar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.