Boşaltı nedir, Boşaltı ne demek

  • Boşaltım.
  • Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: boşaltım]

Boşaltı ile ilgili Cümleler

  • Odayı boşaltın.
  • Sahil boyuncaki oteller boşaltıldı.
  • Bu konut, gelecek hafta boşaltılmış olmalı.
  • Odayı iki saat içinde boşaltın.
  • Ali bavulunu boşaltıyor.
  • Hastalık cüzdanı boşaltır.
  • Yatmadan önce genelde ceplerindeki tüm bozuk paraları çıkartıp masaya boşaltır.

Boşaltı anlamı, kısaca tanımı:

Boşaltılmak : Boşaltma işine konu olmak.

Boşaltım : Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ. Boşaltma işi.

Boşaltım organı : Vücuttan dışarı atılması gereken maddeleri toplayıp boşaltan organ.

Vücut : Var olma, varlık. İnsan veya hayvan gövdesi, beden.

Atıl : İşsiz, aylak. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. Tembel.

Dışkı : Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.

Balgam : Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.

İdrar : Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet.

 

Atık : Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı. Atılmış, atılan.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Boşaltı bezi : Bazı nematodların vücut boşluğunu drene etmek için sahip oldukları çift bezler ve lateral kordlar içerisindeki kanallar biçimindeki H hücre sistemi. Krustaselerde antenlerin kökünde ve/veya bacağın ilk segmentlerinde bulunan benzer boşaltı sistemleri.

Boşaltıcı : Foseptik kuyularındaki pis suları çekmeye yarayan makine, vidanjör. (biyoloji) genel uygulayım: Pislik çukurlarının boşaltılmasında kullanılan depolu araç.

Boşaltılabilme : Boşaltılabilmek işi.

Boşaltılabilmek : Boşaltılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Boşaltılış : Boşaltılma işi.

Boşaltılıverme : Boşaltılıvermek işi.

Boşaltılıvermek : Çabucak boşaltılmak.

 

Boşaltılma : Boşaltılmak işi veya durumu.

Boşaltım aygıtı, boşaltı aygıtı : (biyoloji, zooloji)

Boşaltım kanalı : Boşaltım maddelerini dışarı taşıyan kanal. Herhangi bir bezin salgısını taşıyan kanal. Ekskresyon kanalı. (botanik) Boşaltım maddelerini dışarı taşıyan kanal, ekskresyon kanalı. (karşılık: ekskresyon kanalı), (Lat. ex = dışarı, Lat. cernere = elemek): Boşaltım maddelerinin taşıyan kanal; herhangi bir bezin salgısını taşıyan kanal.