Balgam nedir, Balgam ne demek

Balgam; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde

"Balgam" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yolda giderken balgamını herkesin geçtiği yola atmayı çok doğal sayanı neden seveyim?" - A. Ağaoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Sazlık, bataklık.

Karın erimesinden ve yağmurdan meydana gelen sulu çamur.

[Bakınız: balkan]

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Öksürükle dışarı atılan sıvı, sputum.

Bilimsel terim anlamı:

İnsanlarda akciğer kelebeği, hayvanlarda akciğer kıl kurdu gibi, bu örgene özgü asalaklardan kuşkulanılınca, mikroskobik bakısına başvurulan sümüksel salgı.

İngilizce'de Balgam ne demek? Balgam ingilizcesi nedir?:

sputum

Fransızca'da Balgam ne demek?:

crachat

Balgam anlamı, kısaca tanımı:

Balgam taşı : Damarlı ve yarı saydam bir Kadıköy taşı türü, Hacıbektaş taşı, mühresenk, oniks.

Tuzlu balgam : Egzama. Birtakım deri hastalıklarının ortak adı.

Balgamlı : Balgamı olan.

Ortaya balgam atmak : Bir iş kıvamındayken, biri herkesin zihnini bulandıracak bir söz söylemek.

Solunum : Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket. Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs.

 

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Atıl : Süreduran. İşsiz, aylak. Tembel. Etkisiz, işe yaramaz.

Sümüksü : Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi, sümüğümsü.

Madde : Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne.

Balgam bırakmak : Söz veya hareketle bir işe fesat karıştırmak, balgam atmak.

Balgam çıkarma :

Balgam elması : Sarı renkli, iri ve tatlı bir çeşit elma.

Balgam hastalığı : Filoksera, bağlarda görülen bir hastalık: Üzümler nasıl? - Balgamlı.

Balgam söken :

Balgam söktürücü : Solunum yollarında birikmiş olan koyu kıvamlı ve yapışkan nitelikli salgıları sulandırıp akıcılığını artırarak öksürük ve silyar etkinliklerle vücut dışına atılmasını kolaylaştıran madde, ekspektoran, mukokinetik.

Balgamlık : bk. balkan- Sık ormanlık, çalılık, fundalık yer. Sazlık, bataklık.

Balgamsı : Balgamı andıran.

Balgamsız : Balgamı olmayan.

Balgamsızlık : Balgamsız olma durumu.

Diğer dillerde Balgam anlamı nedir?

İngilizce'de Balgam ne demek? : adj. pituitary, of or pertaining to the pituitary gland

n. mucus, phlegm, expectoration, sputum

Fransızca'da Balgam : crachat [le], pituite [la]

Almanca'da Balgam : n. Auswurf, Expektoration

Rusça'da Balgam : n. мокр`ота (F)