Philippines türkçesi Philippines nedir

  • Filipinler.
  • Filipin.
  • Filipin adaları.

Philippines ile ilgili cümleler

English: He was traveling in the Philippines this time last year.
Turkish: Geçtiğimiz yıl bu zamanda Filipinler'de geziyordu.

English: Spanish used to be the Philippines' official language.
Turkish: İspanyolca eskiden Filipinler'in resmi diliydi.

English: Last year in the Philippines, earthquakes and tidal waves resulted in the deaths of more than 6,000 people.
Turkish: Geçen yıl Flipinlerde, depremler ve deprem dalgaları 6000'den fazla kişinin ölümüne sebep oldu.

English: He was traveling in the Philippines this time of last year.
Turkish: Geçtiğimiz yılın bu zamanında Filipinler'de geziyordu.

English: It's more fun in the Philippines.
Turkish: Bu, Filipinlerde daha eğlenceli.

Philippines ingilizcede ne demek, Philippines nerede nasıl kullanılır?

The philippines : Filipinler.

The republic of the philippines : Filipinler cumhuriyeti.

Philippine islands : Filipin adaları. Filipinler.

Philippine native pork : Filipin yerli domuzu. Ya siyah renkte veya yalnızca karın kısmı beyaz, vücudun geri kalan kısmı siyah olan iki varyetesi bulunan; ılocos ve jalajala. berkjala, diani, kaman, koronadel ve libton ırkları bu ırktan gelişmiş, günümüzde bu ırkın neslinin tükenmiş olduğuna inanılan, oldukça üretken, filipinlerde bulunan yerli domuz ırkı.

 

The philippine islands : Filipin adaları.

Philippine : Filipinler ile ilgili. Filipinli. Filipin. Filipin adaları'na özgü.

Philippics : Sert konuşma. Ağır eleştiri. Sert tenkit.

Philippic : Sert konuşma. Sert ve acı nutuk. Ağır eleştiri. Sert tenkit.

İngilizce Philippines Türkçe anlamı, Philippines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Philippines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Association of southeast asian nations : Güneydoğu asya ülkeleri birliği. Güneydoğu asya ulusları birliği. Ekonomik ve ortaklık ve kültürel gelişimi arttırmak amacıyla güneydoğu asya ülkeleri arasında kurulmuş olan birlik. Belirli sanayi dallarında işbirliği yapmak, bazı temel ürünlerde ortak gümrük tarifesi uygulamak, sosyal ve kültürel kalkınmayı geliştirmek, bölgede barış ve istikrar ortamı yaratmak amacıyla malezya, filipinler, singapur, tayland ve endonezya tarafından 1967 yılında bangkok deklarasyonu ile kurulan ve 2000 yılında kamboçya, brunei sultanlığı, vietnam, myanmar ve laos’un katılımıyla genişleyen birlik. Asean. Güney doğu asya uluslar topluluğu.

Quezon city : Filipinlerin kuzeyinde bir şehir.

Visayan : Visayan adaları ile alakalı. Visayan halkı ile alakalı.

Philippine : Filipin adaları'na özgü. Filipinler ile ilgili. Filipinli.

Pacific : Barışsever. Pasifik. Barışçıl. Uzlaştırıcı. Barışçı. Barıştırıcı. Sakin. Sulhçu. Sulhperver. Sulhsever.

Manila : Filipinler'in başkenti. Kalın kahverengi kağıt. Ambalaj kağıdı. Manila keneviri. Utah eyaletinde şehir.

Pacific ocean : Büyük okyanus. Pasifik okyanusu.

Philippines synonyms : visayan islands, southeast asia, republic of the philippines, bisayas, bisayan, luzon, cebu city, capital of the philippines, asean, cebu, caloocan, mindanao, mindoro, the philippine islands, the philippines, philippine islands, tagalog, filipino.