Philippine native pork türkçesi Philippine native pork nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Ya siyah renkte veya yalnızca karın kısmı beyaz, vücudun geri kalan kısmı siyah olan iki varyetesi bulunan; ılocos ve jalajala. berkjala, diani, kaman, koronadel ve libton ırkları bu ırktan gelişmiş, günümüzde bu ırkın neslinin tükenmiş olduğuna inanılan, oldukça üretken, filipinlerde bulunan yerli domuz ırkı.
  • Filipin yerli domuzu.

Philippine native pork ingilizcede ne demek, Philippine native pork nerede nasıl kullanılır?

Philippine : Filipinli. Filipin. Filipin adaları'na özgü. Filipinler ile ilgili.

Native : Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Natif. Doğal. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. İlkel. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Kendi doğal alanında bulunma. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Yerli.

Pork : Bir milletvekilinin kendi bölgesine sağladığı imtiyaz. Domuz. Çift tırnaklılardan et ve yağı için beslenen evcil bir hayvan. Ödenek (politik amaçlı). Domuz eti.

 

Lithuanian native pork : Farklı renklerde bulunan, beyaz, siyah ancak çoğunlukla çok renkli olan, orta vücut uzunluğuna ve güçlü konstitüsyona sahip, yem ve ahır koşullarından kaynaklanan sorunlara karşı dayanıklı, litvanya’nın yerli domuz ırkı. Litvanya yerli domuzu.

İngilizce Philippine native pork Türkçe anlamı, Philippine native pork eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Philippine native pork ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

 

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Batın. Karın.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Philippine native pork synonyms : abamectin, a c syndrom, a c deformity, a band, abaxial, abdominal ovariectomy.