Pork türkçesi Pork nedir

  • Domuz.
  • Çift tırnaklılardan et ve yağı için beslenen evcil bir hayvan.
  • Bir milletvekilinin kendi bölgesine sağladığı imtiyaz.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Ödenek (politik amaçlı).
  • Domuz eti.

Pork ile ilgili cümleler

English: I ate the pork even though it was undercooked.
Turkish: Domuz etini az pişmiş olmasına rağmen yedim.

English: How many pork chops did you buy?
Turkish: Kaç tane domuz pirzolası satın aldın?

English: I ate Chinese steamed pork dumplings for lunch.
Turkish: Öğle yemeği için Çin buğulama domuz eti köfte yedim.

English: I should've cooked the pork longer.
Turkish: Domuzu biraz daha pişirmeliydim.

English: He's eating pork chops.
Turkish: O, domuz pirzolası yiyor.

Pork ingilizcede ne demek, Pork nerede nasıl kullanılır?

Pork butcher : Domuz kasabı.

Pork chop : Domuz pirzolası. Domuz pirzola. Domuz kotlet.

Pork pie : Kıymalı börek (domuz). Etli börek.

Pork sausage : Domuz sosisi.

Pork tapeworm : Domuz tenyası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfının, şeritler (cestodes) takımından, kabarcıklı (keseli) kurt evresi domuzlarda, ergin evresi insanların bağırsağında yaşayan, 3 m kadar uzunlukta, domuz etinin iyice pişmeden yenmesiyle insanlara geçen yassı bir solucan türü. Son konakları insanlar, ara konakları domuzlar ve ara sıra insan, maymun, deve, koyun ve köpekler olan, cysticercus cellulosa adlı larvaları ara konakların başta çizgili kasları olmak üzere çeşitli organ ve dokularda bulunan tenya türü, silahlı şerit, adi şerit, taenia solium.

 

Pork worm : Domuz solucanı. Ayı, sıçan, domuz ve insanların kaslarında kistler içerisinde kıvrık halde bulunan 1.5 mm uzunlukta trişinozis etkeni nematod. bu tür etçil memelilerde trişinozise neden olmakta, özellikle sıçan ve domuzlarda yaygın olarak bulunmakta, insanlara kistlenmiş enfektif larvaları içeren çiğ veya az pişmiş domuz ve ayı etinin yenmesi sonucunda bulaşmaktadır, trişin solucanı, trichinella spiralis. Domuz kurdu. Ergini, domuzdan başka, insanlarla birçok memelinin ince bağırsağında asalaklanan ve son konakçıyı arakonakçı olarak da kullanabilen çok küçük ipsiler türü.

American landrace pork : Danimarka’da geliştirilmiş, bu ırkın geliştirilmesine yaklaşık olarak 1895 yılında başlanmış, daha sonra ingiltere yerli ırklarıyla, büyük beyaz domuz ırkının melezlenmesiyle sonuçlanmış, beyaz uzun vücut yapısına sahip, vücudunun arka kısmının açısı diğer domuz ırklarına göre daha az belirgin, arka yapısı düz, kafa yapısı uzun, kulaklar uzun, sarkık, kuvvetli ve yüze yakın, dişiler oldukça doğurgan ve iyi annelik özelliğine sahip, süt verimleri oldukça iyi, yapılan çalışmalara göre süt veriminde pik düzeye laktasyonun haftasında ulaşan, tüy rengi beyaz danimarka landrace soyundan gelen landrace domuzlarının farklı bir ırkı. Amerikan landrace domuzu.

 

Danish landrace pork : Danimarka landracedomuzu. Danimarka’da bulunan, fiziksel görünümü farklı olan geniş yapılı orta irilikte, beyaz renkli, uzun burunlu ve ağır sarkık kulaklara sahip domuz ırkı.

British landrace pork : İngiliz landracedomuzu. Günümüzde ingiltere’de bulunan, yaygın olarak kuzey irlanda ve iskoçya’da da bulunan, beyaz renkli, karakteristik olarak sarkık ve yüzün çoğunu kaplayan uzun kulakları bulunan ve iyi kalitede domuz etine sahip domuz ırkı.

Beijing black pork : Pekin siyah domuzu. Çin’de bulunan etçi, siyah renkte, ancak seyrek olarak de olsa beyaz izler bulunabilen, berkshire ve large white ırklarıyla yerli ırkların melezlenmesinden köken alan domuz ırkı.

İngilizce Pork Türkçe anlamı, Pork eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pork ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swine : Pis herif. Moloz. Kereste. Hınzır.

Pig : Kütük. Domuz topu. Hınzır. Pik. Pislik içinde yaşamak. Boru içi temizleme topu. Yavrulamak (domuz). Ham demir. Ahır gibi yerde yaşamak.

Porker : Yağ tulumu. Şişko. Genç domuz.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Pigheaded : Dik kafalı. İnatçı. Dik başlı. Domuz gibi. Ters.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Pork synonyms : pork barrel, pigs' knuckles, suckling pig, pigs' feet, cut of pork, cochon de lait, sus scrofa, pork loin, porc, porks, grunters, a c syndrom, abdominal pain, boars, a c deformity, grunter, a crochordon, salt pork, a clay, squealer, meat, porkers, abdominal distention, a amplitude mod, abdomen, boar, abattoir, porcine, abaxial, swines, abdominal ovariectomy, hog, appropriation.

Pork ingilizce tanımı, definition of Pork

Pork kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The flesh of swine, fresh or salted, used for food.