Phonon türkçesi Phonon nedir

  • Ses erkesi nicemini gösterdiği varsayılan parçacık.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Özellikle katı ortam içinde görülen, belli dalga boyundaki titreşimlerin her bir nicem taneciği.
  • Titrercik.
  • Fonon.

Phonon ingilizcede ne demek, Phonon nerede nasıl kullanılır?

Phonons : Titrercik. Fonon.

Phono : Ses. Fono.

Phonocardiogram : Hem sistolik ve diastolik kalp sesleri hem de iç ve dış kalp üfürümlerin mikrofon sayesinde alınması, filtre cihazıyla belirli ses frekanslarının seçilmesi, ayrıca bir kuvvetlendirici ve bir yazıcı yardımıyla kalp sesi eğrisinin kaydedilmesi. Fonokardiyogram.

Phonocardiography : Fonokardiyografi. Kalp seslerinin mekanik kaydı.

Phonogram : Ses sembolü. Ses işareti. Fonogram. Fonografla yapılan ses kaydı. Ses yazım birimi.

Phonography : Ses yazımcılığı. Fonografi.

Phonologic : Sesbilimsel.

Phonographically : Fonografik olarak.

Phonograph : Gramofon. Fonograf. Gramofon (amerikan ingilizcesi). Pikap. Kayıt aygıtı.

Phonographic : Fonograf ile ilgili. Fonografla yapılan. Ses kaydı ile ilgili. Fonografik. Fonografa ait.

İngilizce Phonon Türkçe anlamı, Phonon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phonon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reward : Taltif etmek. Caize. Karşılık. Ödül vermek. Ödül. Mükafat. Mükafatlandırmak. Ödüllendirmek. Ecir.

 

Salute : Selam durma. Selam vermek. Selam. Top ya da bayraklarla selamlamak. Karşılama. Vuruşma ya da yarışmadan önce, iki kılıçoyuncusunun birbirini, sonra yargıcı ve seyircileri savutlarıyle özel biçimde esenlemeleri. Selam durmak. Saygı ile selamlamak. Karşılamak. Selam verme.

Dial : Numara çevirmek. Telefonla aramak. Telefon etmek. Telefon numarası çevirmek. Aramak (telefon). Telefon numaralarını çevirmek. Göstermek. (telefon) numaraları çevirmek. Telefon çevirmek.

Call : Telefonda konuşmak. Söylemek. Davet etmek. Farzetmek. Dava açmak. Çağrı. Adlandırılmak. Çağırmak. İddia etmek. Aramak.

Decorate : Dekorasyon yapmak. Nişan vermek. Süsleyip püslemek. Bezemek. Dekore etmek. Duvar kağıdı ile kaplamak. Donamak. Dekor olmak. Donatmak. Allamak pullamak.

Call up : Anımsatmak. Hatırlatmak. Anımsamak. Telefon etmek. Hayalinde canlandırmak. Hatırlamak. Silah altına almak. Telefonla aramak. Zeng vurmak. Alısünlemek.

Drink : Şerefine içmek. İçki içmek. Buyurmak. Bitirmek. Emmek. İçmek. Yutmak. İçkiye harcamak. Alkol almak. İçki.

Recognize : İtiraf etmek. Söz hakkı tanımak. Farkına varmak. Farkında olmak. Tanımak. Söz hakkı vermek. Haklı bulmak. Ayırt etmek. Anlamak (önemini veya gerçekliğini veya değerini). Fark etmek.

Wassail : Noelde içilen baharatlı içki. Şerefe içme. İçki alemi.

Phonon synonyms : phonons, dignify, call in, ring, recognise, telecommunicate, cell phone, ennoble, pledge, honour, toast, telephone.

Phonon zıt anlamlı kelimeler, Phonon kelime anlamı

Dishonor : Şerefini beş paralık etmek. Sözünü tutmamak. Şerefini sarsmak. Kepaze etmek. Leke sürmek. Lekelemek. Namusuna dokunmak. İki paralık etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Namusunu kirletmek.

Genuine : Öz. Gerçek. Hilesiz. Saf. Asıl. Özgün. Sahici. Halis muhlis. Hakiki. İçten.