Photogenic türkçesi Photogenic nedir

  • Fosfor gibi ışıltılı.
  • Fotojenik.
  • Işık yayan.
  • İyi resim veren.
  • Işıktan doğan.

Photogenic ile ilgili cümleler

English: Ali is very photogenic, isn't he?
Turkish: Ali çok fotojenik, değil mi?

English: Ali is photogenic, isn't he?
Turkish: Ali fotojenik, değil mi?

English: Ali is quite photogenic.
Turkish: Ali oldukça fotojenik.

English: Ali is quite photogenic, isn't he?
Turkish: Ali oldukça fotojenik, değil mi?

English: Ali is photogenic.
Turkish: Ali fotojenik.

Photogenic ingilizcede ne demek, Photogenic nerede nasıl kullanılır?

Photogenie : Resmegider olma durumu. Resmegiderlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Photogen : Aydınlatma yakıtı. Fotojen. Fotojen kılgan. Fotojen organ.

Photogene : Kalan imge.

Photogeny : Resmegider olma durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resmegiderlik.

Photogram : Fotogram.

Photographed stage play : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Tiyatro filmi. Sahnede gösterilen, bir oyunu olduğu gibi aktaran film. belli bir oyun için yalnızca ona yardım eder nitelikte çekilmiş film. Görünçlüklenen bir oyunu olduğu gibi ya da bu düzene çok yakın biçimde aktaran film. sinema özelliklerinden çok tiyatro özellikleri taşıyan, tiyatro uygulayımıyla gerçekleştirilen film.

 

Photograph : Fotoğraflamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resmini çekmek. Fotoğraf. Resim. Fotoğraf çekmek. Resim vermek. Fotoğrafını çekmek. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek.

Photographed : Çıkmak (fotoğrafçılık terim). Fotoğraflamak. Fotoğrafını çekmek. Resim vermek.

Photogrammetric survey : Fotogrametrik ölçme. Uçak çekim ölçmesi.

Photograph library : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer. Resimlik.

İngilizce Photogenic Türkçe anlamı, Photogenic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photogenic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attractive : Alımlı çalımlı. Çekici. İlginç. Alımlı. Havalı. Güzel. Cazip. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvete ilişkin. Sempatik. Hoş.

Beamy : Orta kısmı geniş olan. Işıldayan. Işık saçan. Üretken olmak.

Luminiferous : Işıklı. Işık veren. Işık saçan.

Photogenic zıt anlamlı kelimeler, Photogenic kelime anlamı

Unattractive : İtici. Tipsiz. Cazibeli olmayan. Çirkin. Güzel olmayan. Cazibesiz. Çekici olmayan. Albenisiz. Gösterişsiz. Alımsız.

Photogenic ingilizce tanımı, definition of Photogenic

Photogenic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Producing or generating light. Of or pertaining to photogeny.