Photogram türkçesi Photogram nedir

  • Fotogram.

Photogram ingilizcede ne demek, Photogram nerede nasıl kullanılır?

Photogrammetric survey : Fotogrametrik ölçme. Uçak çekim ölçmesi.

Photogrammetry : Fotogrametri. Uçak çekimi. Fotoğrafla haritacılık. Fotoğraflı haritacılık.

Photograph : Resmini çekmek. Fotoğraflamak. Fotoğrafını çekmek. Fotoğraf çekmek. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek. Fotoğraf. Resim vermek. Resim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Photograph library : Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer. Resimlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Photographed : Fotoğrafını çekmek. Resim vermek. Fotoğraflamak. Çıkmak (fotoğrafçılık terim).

Photographic : Fotoğraflık. Fotoğraf gibi. Fotoğrafla ilgili. Fotoğrafik.

Photographie intensification : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koyulaştırma. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması.

Photographed stage play : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sahnede gösterilen, bir oyunu olduğu gibi aktaran film. belli bir oyun için yalnızca ona yardım eder nitelikte çekilmiş film. Görünçlüklenen bir oyunu olduğu gibi ya da bu düzene çok yakın biçimde aktaran film. sinema özelliklerinden çok tiyatro özellikleri taşıyan, tiyatro uygulayımıyla gerçekleştirilen film. Tiyatro filmi.

 

Photographic magnitude : Fotoğraf parlaklığı. Renk duyarlığı tanımlanmış, fotoğraf plaklarıyla çekilen yıldız resimleri üzerinde ölçülen parlaklık. Fotoğrafik parlaklık.

Photographers : Fotoğrafçı.

İngilizce Photogram Türkçe anlamı, Photogram eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photogram ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take : (fotoğraf) çekmek. Tutma. Tutuş. Kabul etme (vücut). Kabul edilmek. Çevirim eylemi. Hasat. Alınan taş. Avalanan hayvan miktarı. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.

Spectrograph : Tayfçeker. İzgeçizer. Görüngeçizer. Spektrografi. Tayfçizer. Spektrograf.

Radiogram : Pikaplı radyo. Radyografi sonucu üzerinde görüntü oluşturulmuş fotografik materyal. Röntgen filmi. Ünalgılı gramofon. Telsiz telgraf. Radyogram.

 

Mosaic : Virüslerin yol açtığı yaprakların üzerinde benek şeklinde lekelerin oluştuğu bir bitki hastalığı. Musa peygambere ait. Mozaik. Televizyon kamerasında ışığa duyarlı levha.

Put down : Yazmak. Bastırmak. Not etmek. Düşürmek. Değer biçmek. Koymak. Eleştirmek. İndirmek. Tahmin etmek. Kısmak.

Skiagram : Röntgen ışınları ile çekilen fotoğraf.

Headshot : Vesikalık fotoğraf. Vesikalık çekim. İnsan veya hayvanın kafasına doğru yöneltilen silah atışı. Kafayla topa vurarak skor yapmayı deneme. Kafayla futbol topuna vurarak fileye göndermeye çalışma. Kafa resmi. İnsan kafası resmi.

Stereo : Stereo plak. Stereoskopik fotoğraf. Müzik seti. Sağlam. Stereofonik. Set. Stereofonik ses sistemi. Teyp. Yer göçmesi. Klişe.

Glossy : Kuşe kağıtlı dergi. Saten gibi. Cilalı. Parlak kağıda basılmış kaliteli dergi. Gösterişli. Kuşe kağıda basılmış. Perdahlı. Parlak. Parlak ve düz. Sahte tavırlı.

Holograph : El yazması. İmza sahibinin eliyle yazılmış. İmza sahibinin eliyle yazılmış belge. Bütünü imza sahibince yazılmış.

Photogram synonyms : photographic print, arial mosaic, mugshot, stereoscopic photograph, microdot, stereoscopic picture, wedding picture, longshot, telephoto, enter, vignette, mug shot, monochrome, shoot, black and white, skiagraph, blowup, daguerreotype, radiograph, closeup, snapshot, time exposure, still, photocopy, picture, print, retake, pic, photomosaic, magnification, scene, frame, film.

Photogram ingilizce tanımı, definition of Photogram

Photogram kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A photograph.