Photogene türkçesi Photogene nedir

  • Kalan imge.

Photogene ingilizcede ne demek, Photogene nerede nasıl kullanılır?

Photogen : Aydınlatma yakıtı. Fotojen organ. Fotojen. Fotojen kılgan.

Photogenic : Fosfor gibi ışıltılı. Fotojenik. Işıktan doğan. İyi resim veren. Işık yayan.

Photogenie : Resmegider olma durumu. Resmegiderlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Photogeny : Resmegider olma durumu. Resmegiderlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Photogram : Fotogram.

Photographer : Resimci. Foto. Fotoğrafçı.

Photographed : Fotoğraflamak. Resim vermek. Çıkmak (fotoğrafçılık terim). Fotoğrafını çekmek.

Photographers : Fotoğrafçı.

Photograph : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resmini çekmek. Fotoğraf çekmek. Fotoğrafını çekmek. Resim vermek. Resim. Fotoğraf aygıtıyla fotoğraf elde etmek. Fotoğraf. Fotoğraflamak.

Photograph library : Resimlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer.

İngilizce Photogene Türkçe anlamı, Photogene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photogene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gas : Uzun süre konuşmak. Eğlenceli şey. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre. Boş laf. Laklak etmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hava civa. Benzin. Grizu. Havagazı.

 

Attractive : Alımlı çalımlı. Sempatik. İlginç. Cazibeli. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvete ilişkin. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Cazip. Göz alıcı. İlgi çekici. Çekici.

Photogene zıt anlamlı kelimeler, Photogene kelime anlamı

Unattractive : Cazibeli olmayan. İtici. Çirkin. Albenisiz. Alımsız. Gösterişsiz. Tipsiz. Sevimsiz. Çekici olmayan. Cazibesiz.

Photogene ingilizce tanımı, definition of Photogene

Photogene kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A photograph.