Photopsin türkçesi Photopsin nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Fotopsin.
  • Göz retinasındaki koni hücrelerinin menekşe renkli iyodopsin pigmentinin protein kısmı.

Photopsin ingilizcede ne demek, Photopsin nerede nasıl kullanılır?

Photopsia : Fotopsi.

Photopshere : Güneş'te, dışarıya ışık veren katman. Işıkyuvarı.

Photopsy : Kıvılcımlanma. Fotopsi. Parlama. Işık çakması.

Photoperiod : Bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli aydınlık süre. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işık periyotu. Işıdönüm. Fotoperiyot. Gün ışığına maruz kalma süresi. bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli günlük süre. Fotoperiyod.

Photoperiodicity : Fotoperiyodizm. Bitkilerin gün uzunluğuna bağlı olarak gösterdikleri tepki.

Photophore : Canlı organizmalarda ışık üreten organ. Fotofor.

Photophone : Fotofon.

Photophobic : Fotofobik. Işıktan ürken.

Photophosphorilation : Fotosentez esnasında kloroplastlarda ışık enerjisi kullanılarak adp'nin atp'ye dönüştürülmesi. Fotofosforilasyon.

Photophobia : Işık yükseltme. Işıktan korkma. Fotofobi. Işılürkü. Işık korkusu. Işık ürküsü.

İngilizce Photopsin Türkçe anlamı, Photopsin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photopsin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Opsin : Retina pigmentin protein kısmını oluşturan bileşik (biyokimya). Çeşitli görme pigmentlerinin protein komponenti. Opsin.

Retinal : Retinayla ilgili. Retina (ile ilgili). Retina ile ilgili. Retınal. A vitamininin görmede etkili olan bir formu. retinayla ilgili. Retinal.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Visual purple : Rodopsin. Omurgasızlarda ve omurgalı retinasında çubuk hücrelerinde bulunan, ışığa duyarlı, en fazla 500 nm absorbsiyonlu, kırmızı mor pigment. ışığa maruz kalınca ayrışan, opsin proteini ve a vitaminin aldehitinden (retinal) oluşur. görme purpuru, eritropsin.

 

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Acacia : Arap zamkı. Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı.

Photopsin synonyms : retinal rod, retinal purple, rod cell, photopigment, aardwolf, aardvark, abramis zone, rod, abiotic factor, retinene, abacus bodies, abo blood groups system, abiotic environment, a site, a cells.