Photoscope türkçesi Photoscope nedir

Photoscope ingilizcede ne demek, Photoscope nerede nasıl kullanılır?

When will the photos be ready : Fotoğraflar ne zaman hazır olur.

Can i take photos : Fotoğraf çekebilir miyim.

Photos : Fotolar. Fotoğraflar. Fotoğraf. Resim.

Photosensitive : Işığaduyarlı. Işığa karşı duyarlı. Uygun elektromıknatıs ışınım karşısında ışıkiletkenlik, ışıkelektrik etkisi gösteren (özdek). Işılduygun. Fotosensitif. Işığa duyarlı. Işığaduyar. Işıkduyar. Işığa karşı hassas. Güneş ışığına aşırı hassasiyet gösterme, fotosensitif.

Photosensitive dermatitis : Çoğunlukla derinin pigmentsiz ve ışığa maruz kalan bölümlerinde, kaşıntı, ödem, nekroz ve kangren sırasını takiben oluşan dermal hücrelere bağlanan floresan bileşikler üzerine 290-400 nm dalga boyundaki mor ötesi ışınlarının etkimesiyle oluşan, ölümle sonuçlanabilen deri yangısı, fotosensitif dermatitis. Fotosensitif dermatitis. Işığa duyarlı deri yangısı.

Photospheres : Işıkküre. Işıkyuvarı. Fotosfer.

Photosensitivity : Fotosensitivite. Işılduygunluk. Işıkduyarlık. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gün ışığına aşırı duyarlı olma durumu. Bir organ ya da organizmanın ışıkça etkinleştirilebilme yeteneği. görüngenin belirli bir bölümünün bir kimyasal dizgece soğurulması. Işığa duyarlık. Işığa duyarlılık. Fotosansitivite. Fotoduyarlık.

 

Photosphere : Işıkküre. Fotosfer. Işıkyuvarı.

Photosensitize : Fotosansitize.

Photospheric granulation : Işılyuvar bulgurlanması. Işıkyuvarında görülen bulgur gibi taneciklerin kaynayıp oynaması. Fotosferik bulgurlanma. Işıkyuvarı bulgurlaması.

İngilizce Photoscope Türkçe anlamı, Photoscope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photoscope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Medical instrument : Tıbbi alet.

Prediction : Genellik ve yasalara dayanılarak yapılan geleceğe yönelik çıkarım ya da öngörülen nedensel ilişkinin gerçekleşeceğine ilişkin beklenti, kestirim. Kestirim. Öngörü. Öndeyi. Geleceğe yönelik tahmin. Beklenti. Kehanet. Bir olay, bir deney ya da hesaplama sonucunu önceden kabaca bilme. Kestiri. Gelecek bir zamanın herhangi bir noktasındaki istatistiksel tesadüfi değişkenlerin büyüklüğünü tahmin etme işlemi.

Prognostication : İşaret (gelecek hakkında). Alamet. Tahmin. Önceden haber verme. İşaret. Belirti. Kehanet. Tahmininde bulunma (gelecekte bir şey olacağı).

Enlargers : Fotoğrafları büyülten cihaz. Büyülteç. Genişletici. Agrandizör. Agrandisör. Büyütücü.

Enlarger : Agrandisör. Genişletici. Büyülteç. Fotoğrafları büyülten cihaz. Büyütücü. Agrandizör. Büyüteç.

Forecasting : Önceden tahmin etme. Geleceği görme. Tahmin yapma. Kestirim. Öngörme. Öngörü. Önceden görme. Kestirmek. Önceden haber verme. Tahmin.

Foretelling : Gaipten haber vermek. Önceden bilmek. Geleceğini haber vermek. Kestirimde bulunmak. Kehanette bulunmak. Önceden bildirmek. Gaipten haber verme. Önceden haber vermek.

 

Auriscope : Oriskop. Kulak inceleme aleti. Kulak muayene cihazı. Otoskop.

Photoscope synonyms : auroscope.

Photoscope ingilizce tanımı, definition of Photoscope

Photoscope kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anything employed for the observation of light or luminous effects.