Photos türkçesi Photos nedir
Photos ile ilgili cümleler
English: Ali showed Mary some photos of John.
Turkish: Ali Mary'ye John'un bazı fotoğraflarını gösterdi.
English: Ali pulled several photos out of the envelope and showed them to Mary.
Turkish: Ali zarftan birkaç resim çıkardı ve onları Mary'ye gösterdi.
English: Ali spent the whole evening searching the Web for photos of famous people.
Turkish: Ali bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.
English: All the photos were posted on her Twitter profile.
Turkish: Bütün fotolar onun Twitter hesabına gönderildi.
English: Ali showed some photos to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye bazı fotoğraflar gösterdi.
Photos ingilizcede ne demek, Photos nerede nasıl kullanılır?
When will the photos be ready : Fotoğraflar ne zaman hazır olur.
Can i take photos : Fotoğraf çekebilir miyim.
Photoscope : Agrandisman makinası. Fotoskop.
Photosensitive : Uygun elektromıknatıs ışınım karşısında ışıkiletkenlik, ışıkelektrik etkisi gösteren (özdek). Işıkduyar. Işığaduyar. Işığa karşı duyarlı. Işılduygun. Işığa duyarlı. Işığaduyarlı. Güneş ışığına aşırı hassasiyet gösterme, fotosensitif. Işığa karşı hassas. Fotosensitif.
Photosensitive dermatitis : Fotosensitif dermatitis. Işığa duyarlı deri yangısı. Çoğunlukla derinin pigmentsiz ve ışığa maruz kalan bölümlerinde, kaşıntı, ödem, nekroz ve kangren sırasını takiben oluşan dermal hücrelere bağlanan floresan bileşikler üzerine 290-400 nm dalga boyundaki mor ötesi ışınlarının etkimesiyle oluşan, ölümle sonuçlanabilen deri yangısı, fotosensitif dermatitis.
Photospheric granulation : Işılyuvar bulgurlanması. Işıkyuvarı bulgurlaması. Işıkyuvarında görülen bulgur gibi taneciklerin kaynayıp oynaması. Fotosferik bulgurlanma.
Photosensitizes : Fotosansitize.
Photosensitized : Işığa duyarlı hale gelmiş. Işığa duyarlı hale getirilmiş.
Photosensitize : Fotosansitize.
Photospheres : Fotosfer. Işıkyuvarı. Işıkküre.
İngilizce Photos Türkçe anlamı, Photos eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Photos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pic : Pıc. Ardıl bilgi ölçütü. Sinema filmi. Azami yük.
Duty : Vazife. Sorumluluk. Vergi. Vecibe. Borç. Gümrük. Saygı. Ödev.
Photographing : Fotoğrafını çekmek. Fotoğraflamak. Resim vermek. Resmini çekmek. Çıkmak (fotoğrafçılık terim).
Electromagnetic radiation : Elektromanyetik ışınım. Herhangi bir tür elektromanyetik dalga (inişli çıkışlı ve manyetik alanlardan oluşan dalgalar). Elektromanyetik yayılma. Elektromanyetik yayım. Elektromanyetik ışıma. Elektromanyetik radyasyon. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Herhangi bir kaynaktan herhangi bir ışın, dalga devinimi ya da taneciğin yayılması. bir elektrik yükünün ivmesinden doğan, elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili erkenin dalgalarından oluşan ışınım; elektromıknatıs ışınım. Işınım. Elektrikli mıknatıssal ışınım.
Drawing : Çizgi. Tecimsel bir belgiti düzenleyerek imza ettikten sonra işleme koyma. Resim çizme sanatı. Keşide etmek. Keşidecinin değerli kağıtları düzenleme işlemi. İşleme koyma. Tasar. Karakalem resim. Tasarı. Resim sanatı.
Vignette : Süslemek. Kitap süsü. Marka olarak kullanılabilen ve kütüğe yazılabilen biçimler. Bezek. Nakış. Vinyet. Süs çizmek. Kaş. Edebi bir eserde üzerine bir süreliğine yoğunlaşılan düşünce veya obje hakkında izlenim yaratılacak sahne. Bir kişiyi veya durumu hoş bir biçimde betimlemek.
Glossy : Perdahlı. Kuşe kağıtlı dergi. Sahte tavırlı. Kuşe kağıda basılmış. Cilalı. Gösterişli. Parlak. Parlak kağıda basılmış kaliteli dergi. Saten gibi. Parlak ve düz.
Time exposure : Uzun pozlu resim. Poz. Uzun süre poz verme. Uzun pozlu fotoğraf. Uzun süre poz verilmiş fotoğraf.
Electromagnetic wave : Elektromagnetik dalga. Elektromanyetik dalga. Elektromanyetik spektrumun radyasyon dalgası.
Eikon : İkon. Şekil. Aykon. Tasvir. Heykel. Suret. Büst.
Photos synonyms : microdot, mugshot, arial mosaic, nonparticulate radiation, gauge boson, photographic print, wedding picture, stereoscopic photograph, longshot, stereoscopic picture, illustrations, cheesecake, telephotograph, snap, black and white, telephoto, enlargement, radiograph, daguerreotype, diagramed, closeup, figure, skiagraph, effigy, frame, radiogram, skiagram, picture, dues, still, photo, spectrograph, photocopy.
Photos zıt anlamlı kelimeler, Photos kelime anlamı
Late : Müteveffa. Geçen. Eski. Ölü. Her zamanki. Tehirli. Geç. Son zamanlarda olan. Son zamanlardaki. Merhum.
Middle : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göbek adı. Vasati. Ortadaki. Orta kısım. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Aradaki. Vasat. Ortanca. Orta yer.

Bu kısımda Photos kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Photos ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Photos anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Photos ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.