Phylloidy türkçesi Phylloidy nedir
- Bir organın fotosentez yapan bir yapıya metamorfozu.
- Filoidi.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Phylloidy ingilizcede ne demek, Phylloidy nerede nasıl kullanılır?
Phyllo dough : Yufka hamuru. Yufka.
Phyllo : Yufka hamuru. Yufka.
Phylloclade : Kaktüslerde olduğu gibi gövdenin bir yaprak gibi yassılaşması. Filoklat.
Phyllodium : Fitlod.
Phylloerythrin : Klorofilden çıkarılan ve otçul hayvanların safrasında görülen kırmızı pigment. Filloeritrin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Klorofil metabolizmasının safrayla atılan son ürünü. fotodinamik etkisi nedeniyle fotosensitizasyona neden olur. Filoeritrin.
Phylloquinone : Filokinon. Fillokinon. Bitkilerde bulunan k1 vitamini.
Anomophyllous : Anomofil.
Phyllotaxy : Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli. Yaprak diziliş sistemi. Filotaksi.
Phyllophagous : Yaprak dölü. Filiofag. Yaprak üzerinde beslenen. Yaprak yiyen. filofag. Yapraklarla beslenen. Filofaj.
Phyllomorphosis : Bir bitki organının yaprak şekline değişimi. farklı mevsimlerde yaprakların değişimi. Filomorfoz.
İngilizce Phylloidy Türkçe anlamı, Phylloidy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Phylloidy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Leafstalk : Yaprak sapı. Yaprağı gövde ile birleştiren ince sap.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Arap zamkı.
Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Petiole : Petiyol. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yaprak sapı, yaprak ayasını dala ve gövdeye bağlayan parça. yaban arısı gibi bazı böceklerde toraksı abdomene bağlayan ince bağ. 3.ince sap şeklinde herhangi bir yapı. Zenep. Yaprak sapı. Sap. Petiol. Pedisel. Birçok zar kanatlıda kemer oluşturan narin yapılı ikinci karın segmenti, petiol.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Phylloidy synonyms : abramis zone, abductor muscle, aardwolf, a cells, aardvarks, a protein, a chromosome, abacus bodies.

Bu kısımda Phylloidy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Phylloidy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Phylloidy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Phylloidy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.