Pickling türkçesi Pickling nedir

  • Asitle temizleme (metalurji terimi).
  • Dekapaj.
  • Yiyecekleri salamura içinde koruma.
  • Paklama.
  • Asitleme.
  • Yüzey temizleme.
  • Pas temizleme banyosu.
  • Turşuluk.
  • Turşu yapma.

Pickling ingilizcede ne demek, Pickling nerede nasıl kullanılır?

Pickling basket : Paklama sepeti. Dekapaj sepeti.

Pickling compound : Paklama bileşiği. Dekapaj bileşiği.

Pickling defect : Paklama kusuru. Paklama bozukluğu. Dekapaj kusuru.

Pickling inhibitor : Paklama önleyicisi. Dekapaj önleyici. Paklama önleyici.

Pickling solution : Paklayıcı. Paklama çözeltisi. Dekapaj çözeltisi.

Pickling tank : Paklama tankı. Dekapaj teknesi. Paklama teknesi.

Vat pickling : Teknede paklama. Teknede dekapaj.

Underpickling : Yetersiz paklama. Yetersiz asitleme.

Sulphuric acid pickling : Sülfürik asitli paklama.

White pickling : Beyaz dekapaj. Ak paklama. Ak asitleme.

İngilizce Pickling Türkçe anlamı, Pickling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pickling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Niggling : Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran (iş). Titiz. Üzerinde durma. Detaycı. İnsanın kafasını hep kurcalayan. Titizlenme. Aşırı titizlenme. Aşırı titiz. Ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran iş. Kılı kırk yaran.

Trivial : Önemsiz. Küçük. Kırtıpil. Abes. Ufak tefek. Ufak. Değersiz. Ivır zıvır. Sıradan.

 

Purgations : Arınma. Temizleme. Günahtan arındırma. Purgasyon. Bağırsakları müshille boşaltma.

Lurch : Yalpalayarak yürümek. Birdenbire sallanma. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Yalpalama. Sendelemek. Sallana sallana yürümek. Silkinmek. Zor durum. Sallanmak. Yalpalamak.

Thrashing : Emek kaybı. Boşa çabalama. Büyük mağlubiyet. Yenilgi. Etkinlik kaybı. Dayak. Dayak atma. Kötek. Büyük yenilgi. Dövme.

Acidification : Asitlendirme. Asitlenme. Asitleştirme. Asitleşme.

Footling : Aptalca. Beş para etmez. Önemsiz. Ahmak. Ufak tefek. Değersiz.

Shutout : İş verenin işçilere toptan yol vermesi. Lokavt. Rakibe hiç sayı yaptırmama. Sayı vermeme. Taraflardan birinin hiç puan kazanmadığı oyun.

Ending : Bitiş. Son. Bir filmin sona erişini gösteren, filmin sonunda yer alan görüntüler; bu görüntülerin ortaya koyduğu belirli durum. Fiil ve ad kök veya gövdelerine zaman ve şahıs kavramını yüklemek için kullanılan ek: || tek. şah. -di-m (bil-di-m), -im (öğrenci-y-im) tek. şah. -di-n (bil-di-n), -sin (öğrenci-sin) tek. şah. -di (bil-di), (öğrenci, öğrenci-dir) çokl. şah. -di-k (bil-di-k), -iz (öğrenciy-iz) çokl. şah. -di-niz (bil-di-niz), -sin-iz (öğrenci-sin-iz) çokl. şah. -di-ler (bil-di-ler -ler, -dir-ler (öğrenciler, öğrenci-dirler) vb. Çekim eki. Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm. Oyunun son sahnesi. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Ecel. Çözüm.

 

Defeat : Nihayet vermek. Suya düşürmek. Bozguna uğratmak. Aşmak. Boşa çıkarmak. Yıkmak. Yenmek. Engellemek. Mat etmek. Yenilgiye uğrama.

Pickling synonyms : unimportant, drubbing, petty, heartbreaker, fiddling, whitewash, picayune, whipping, conclusion, lilliputian, cleaning, purgation, rout, little, failure, slaughter, skunk, piffling, cleanings, trouncing, debacle, waterloo, finish, walloping.

Pickling zıt anlamlı kelimeler, Pickling kelime anlamı

Important : Okkalı. Sözü geçer. Kibirli. Nüfuzlu. Gururlu. Ciddi. Önem teşkil eden. Kendini beğenmiş. Saygın.

Beginning : Neşet. Milad. Başlangıç noktası. Başlangıç. Baş. İptida. İlk adım. Menşe. Başlama. Başlangıç çekidi.

Victory : Galibiyet. Utku. Zafer. New york eyaletinde yerleşim yeri. Yengi. Muzafferiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Başarı. Galebe.

Pickling antonyms : success.