Piker türkçesi Piker nedir

Piker ingilizcede ne demek, Piker nerede nasıl kullanılır?

Pikers : Dönek. Cimri. Kahpe. Eli sıkı kimse. Cimri veya pinti tip. Kalleş. İhtiyatla oynayan kumarbaz.

Shunpiker : Otoyollarda paralı geçiş kullanmamak için tercih edilen yan yolu kullanan kimse.

Shunpikers : Otoyollarda paralı geçiş kullanmamak için tercih edilen yan yolu kullanan kimse.

Pike perch : Uzunlevrek. Levrek (uzun) (zooloji terimi).

Gar pike : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, uskumrumsugiller (scombresocidae) familyasından, 1 m kadar uzunlukta, sürüler halinde yaşayan, bütün denizlere yayılmış bir balık türü. Zargana.

Pikeman : Paralı geçit görevlisi. Turnike görevlisi. Mızraklı asker. Kazma sallayan madenci. Kazma ile çalışan maden işçisi.

As plain as a pikestaff : Bariz. Apaçık. Gün gibi aşikar. Gün gibi ortada. Besbelli. Açık seçik.

Pikelet : Bir tür pide.

Pike : Asfalt. Kazma. Kuru ot yığını. Paralı yol. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, turna balığıgiller (esocidae) familyasından, 40-100 cm kadar uzunlukta, çok yırtıcı, yumurtalarından havyar yapılan, eti yenen bir tür. Balıklama atlama. Köprü parası. Anayol. Zirve (ingiliz ingilizcesi).

Pikemen : Mızraklı asker. Turnike görevlisi. Paralı geçit görevlisi. Kazma sallayan madenci.

 

İngilizce Piker Türkçe anlamı, Piker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bollard : Işıklı yol direği. İskele babası. Baba. Duba. Trafik yöneltme külahı. Kısa kalın direk.

Bitch : Dırdır etmek. Sevimsiz şey. Fahişe. Orospu. Berbat etmek. Hadi oradan. Karı. Cadaloz. Kevaşe.

Chanqeable : İstikrarsız. Kararsız.

Quay : Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme, bindirme veya yükleme, boşaltma yapabileceği yer. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Betonarme iskele. İskele. Rıhtım. Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış ve gemilerin indirme bindirme veya yükleme yaptıkları liman.

Courtesans : Metres. Odalık. Zenginlerle düşüp kalkan fahişe. Sosyete orospusu. Fahişe. Cariye.

Bitches : Fahişe. Kancık. Sevimsiz şey. Hadi oradan. Orospu. Dişi köpek. Cadı kadın. Cadı. Cadaloz.

Flukiest : Tesadüf. Şans. Şansa bağlı. Kararsız.

Bitching : Şikayet etmek. Fahişe. Orospu. Kevaşe. Hadi oradan. Sevimsiz şey. Rezil etmek. Berbat etmek. Kancık.

Wharf : Rıhtım. Büyük yük iskelesi. Gemilerin bağlandığı iskele. Yanaşlık. İskele. İskeleye bağlamak. İskeleye boşaltmak. Dok.

Pikers : Cimri. İhtiyatla oynayan kumarbaz. Eli sıkı kimse. Cimri veya pinti tip. Kalleş.

Piker synonyms : pipe major, deserter, flukier, harlot, bagpiper, player, apostate, courtesan, capricious, cammed, platform, flukey, apostates, wharfage, changeable, levee, fickle, harlots, dock, street walker, bitt, instrumentalist, deserters, shipside, changeful, perfidious, musician, flighty, amphoter, amphoteric.