Pimples türkçesi Pimples nedir

Pimples ile ilgili cümleler

English: I can't get rid of my pimples.
Turkish: Sivilcelerimden kurtulamıyorum.

English: Stop popping pimples in front of the mirror.
Turkish: Sivilceleri aynanın önünde patlatmayı bırak.

Pimples ingilizcede ne demek, Pimples nerede nasıl kullanılır?

Pimple : Sivilcelenmek. Fiske. Sivilce. Kabarcık.

Pimpled : Sivilceli.

Pimplier : Sivilceli.

Pimpliest : Sivilceli.

Pimpling : Sivilce. Sivilcelenmek. Fiske. Kabarcık.

Scarlet pimpernel : Farekulağı. Fare kulağı. Mine çiçeği.

Pima : Arizona'nın (abd) bir kısmı ve meksika'nın kuzeyinde konuşulan uto-aztekan dil.

Pimply : Sivilceli.

Pimp : Buluşturucu. Kadın tüccarı. Astik. Kodoş. Godoş. Pezevenklik etmek. Pezevenk. Muhabbet tellalı. Dasnik. Kaltaban.

Pimpernel : Farekulağı.

İngilizce Pimples Türkçe anlamı, Pimples eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pimples ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blowhole : Tenek deliği. Balinanın hava deliği. Hava deliği. Üfürme deliği.

Bare : Çıkarmak. Boş. Süssüz. Yalın. Gözle görülür hale getirmek. Tamtakır. Açığa vurmak. Açık. Çıplak. Soymak.

Simplex : Tekyönlü. Tek yönlü (hat). Eş zamansız  tek yönlü . Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Basit. Tek yönlü. Simpleks. Alıcı ve verici istasyon arasında yalnız tek yönlü iletişim yapabilme özelliği. Yalın. Yalınca.

 

Blisters : Su toplama. Su toplanmış kabarcık. Silah bölmesi. Su toplatan şey. Rasat kulesi. Yakı.

Pustules : Püstül. İrinli kesecik. Kabartı. Çıban.

Papilla : Meme başı. Meme ucu. Papil. Tomur. Koni biçimindeki herhangi bir çıkıntı. kan damarları bakımından zengin olan ve kıl kökü içine giren dermis tabakası uzantısı. deride dermis tabakasının epidermis içine uzayan çıkıntıları. papilla. dilin üst yüzeyinde bulunan çeşitli biçimlerde olabilen ve tat alma tomurcuklarını taşıyan küçük çıkıntılar. Meme. Papila. Mukoza kabarıklığı.

Pustulation : Püstülasyon. Sivilcelenme. Çıbanlaşma.

Hickey : Kusur. Tertibat. Adı anımsanmayan şey. Alet. Ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık. Zamazingo. Bükme demiri. Boru bükme aleti. Şey. Zımbırtı.

Hickeys : Baskı kusuru. Ivır zıvır. Bükme demiri. Şey. Alet. Ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık. Tertibat. Adı anımsanmayan şey. Emme veya ısırma sonucu deri üzerinde oluşan kırmızı iz.

Pimples synonyms : undecomposable, unsubdivided, red spots, bubble, ampulla, bleb, complexness, pimple, complexity, blister, superficial bacterial pyoderma, unsophisticated, bulla, pustule, cavitations, pustulate, unanalyzable, mere, papule, bubbles, easy, plain, carbuncle, impetigo, uncomplicated, simplistic, pimpling, acne, carbuncles, cavitation, papillae, papula.

Pimples zıt anlamlı kelimeler, Pimples kelime anlamı

Simplicity : Samimiyet. Basitlik. Sadelik. Bönlük. Sıradanlık. Gösterişsizlik. Kolaylık. Kolayca aldatılabilme. Yalınlık. Süssüzlük.

 

Complex : Kompleks. Karmaşık. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşitli öğelerden oluşan karma bütünlük ya da bileşenlerini amaçlı bir birlik içinde toplayan örüntü. Karışık şey. Mürekkep. Çapraşık. Karışık. Birçok parçadan oluşmuş. Bileşik şey.

Fancy : Sıradan olmayan. Parlak renkli. Bayılmak (sevmek vb). Sevmek. Aşırı. Tahayyül etmek. Moda. Sanmak. Hayal gücü. Arzu.

Pimples antonyms : difficult.