Hickeys türkçesi Hickeys nedir

  • Bükme demiri.
  • Ivır zıvır.
  • Alet.
  • Zamazingo.
  • Emme veya ısırma sonucu deri üzerinde oluşan kırmızı iz.
  • Tertibat.
  • Baskı kusuru.
  • Ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık.
  • Adı anımsanmayan şey.
  • Kusur.
  • Şey.
  • Sivilce.
  • Zımbırtı.

Hickeys ingilizcede ne demek, Hickeys nerede nasıl kullanılır?

Hickey : Boru bükme aleti. Zamazingo. Alet. Zımbırtı. Sivilce. Adı anımsanmayan şey. Kusur. Emme veya ısırma sonucu deri üzerinde oluşan kırmızı iz. Tertibat. Ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık.

Doohickey : Şey. Biblo. Zamazingo. Ivır zıvır. Zımbırtı. Adı anımsanmayan şey.

Boiled chicken : Haşlanmış tavuk. Tavuk haşlaması. Haşlama piliç.

Chicken : Korkak. Tavuk. Korkak kişi. Piliç eti. Korkudan çekinmek. Piliç. Bulada. Toy. Korkak davranmak. Civciv.

Chicken breast : Güvercin göğüsü. Piliç göğsü. Tavuk göğsü.

Chicken broth : Tavuk suyu.

Chicken breasted : Şişkin göğüslü (kusur).

Chicken dung : Tavuk gübresi.

Chicken farm : Tavuk çiftliği.

Chicken infectious anemia : Tavukların enfeksiyöz anemisi. Tavuklarda aplastik anemi, genel lenfoid atrofiyle birlikte bağışıklık sisteminin baskılanması ve birçok organda çekirdek içi, eozinofilik inklüzyon cisimciklerinin varlığıyla belirgin bir sirkovirüs enfeksiyonu.

 

İngilizce Hickeys Türkçe anlamı, Hickeys eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hickeys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drecks : Kalitesiz. Pislik. Pislik (yiddiş). (argo) değersiz şey. Kir. Ucuz. Çamur. Beş para etmez. Çöp.

Apparatuses : Cihaz. Araçlar. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Ekipman. Teçhizat. Malzeme. Aygıt. Takım. Aletler.

Dispositions : Hazırlıklar. Planlar.

Culpas : İhmal.

Dead wood : Bir grubun işe yaramaz üyesi. Komedi ikilisinin ciddi olan karakteri. Faydasız kimse. Kurumuş ağaçlar. Sürümü az mal. Bir şirketin üyesi olup şirketin üretimine uzunca bir süredir katkıda bulunmayan kişi. Eski püskü şeyler. Kuru dallar. İkili komedi oyununda ciddi karakteri oynayan oyuncu.

Culpae : Hata. (latince) kabahat. Suçlanmaya değer olma niteliği. Suçluluk.

Doodads : Biblo.

Carbuncle : Şirpençe. Kızıl renk. Karbunkül. Kızılyara. Yakut. Çıban. Lal taşı. Kan çıbanı. Deri ve deri altı dokularının nekrozuyla birlikte kıl foliküllerinin ve yağ bezlerinin irinli yangısı. akut yerel lenf damarı ve lenf yumrusu yangısıyla birlikte görülür ve genellikle staphylococcus aureus’tan kaynaklanır.

Acne : Deride, kıl köklerinin ve yağ bezlerinin akut irinli yangısı, hlk. termem. Akne. Ergenlik çağında kız ve erkeklerde eşey hormonlarının artmasıyla birlikte bazen yağ bezlerinin fazla salgı yapması ve salgının birikmesi sebebiyle oluşan sivilceler. akne. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ergenlik sivilcesi.

Doing : Faaliyet. İcra. Yapılan iş. Birisinin yaptığı iş. Sıkı çalışma. İş. Meydana getirme. Yapma.

 

Hickeys synonyms : gin rickey, mixed drink, gadgety, doodad, appliance, bunks, chose, contrivance, apparatus, fixings, installations, exclamation, unit, thingy, bits and pieces, pimple, bric a brac, thingamabob, hickey, dreck, bioplasm, thingumajig, thingamajig, burton, defalcation, dingus, default, gismos, pustulation, gimcrack, defects, exclaiming, red spots.

Hickeys zıt anlamlı kelimeler, Hickeys kelime anlamı

Unimpaired : Hiç bozulmamış. Zarar görmemiş. Bozulmamış. Merdiven.