Dispositions türkçesi Dispositions nedir

Dispositions ingilizcede ne demek, Dispositions nerede nasıl kullanılır?

Imperative dispositions : Kişilerin karşılıklı istekleriyle değiştirilmeyen yasal buyruklar. Yasal hükümler. Yasal buyruklar.

Make dispositions : Önlem almak. Hazırlık yapmak. Hazırlıklarını yapmak. Planlarını yapmak.

Indispositions : Kırıklık. İndispozisyon. Gönülsüzlük. Rahatsızlık. Keyifsizlik. İsteksizlik.

Predispositions : Eğilim. Öneğilim. İstidat. Doğal yatkınlık. Predispozisyon. Meyil. Yatkınlık.

Disposition by testament : Vasiyetle mal bırakma.

Disposition of funds : Fon kullanımı.

Testamentary disposition : Vasiyet. Ölüme bağlı tasarruf.

Indisposition : Kırıklık. Rahatsızlık. Gönülsüzlük. İndispozisyon. Keyifsizlik. İsteksizlik.

Natural disposition : Hilkat.

Disposition : Dispozisyon. İsteklilik. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapı. İstek. Düzen. Hal. Niyet. Temayül. Emir.

İngilizce Dispositions Türkçe anlamı, Dispositions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dispositions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unit : Takım. Ünite. Birlik. Birim. Öğe. Bir ders programının ya da bir ders kitabının başlıca bölümlerine verilen ad. öğretmenin gözetim ve denetimi altında öğrencilere belirli bir süre içinde ve eğitim amaçlarına uygun olarak birtakım bilgi, beceri ve anlayışlar kazandırmayı öngören, belli bir konu ya da sorun çevresinde düzenlenmiş olup türlü etkinlikleri, öğrenme yaşantılarını ve değerlendirme çalışmalarını kapsayan ayrıntılı ders planı. Bütünlük. Tek basamaklı sayı. Eşya. İnternasyonal ünite.

 

Lending : İkraz. Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. Ödünç verme. Belli bir süre sonra geri ödemek koşuluyla bir başkasına para ya da mal verme. Borç verme.

Permissiveness : Serbestlik. Özgürlük. Fazla sıkı olmama. İsteğe bağlı olma.

Disagreeableness : Terslik. Aynasızlık. Sertlik. Nahoşluk. Aksilik. Huysuzluk. Uyuşmazlık. Tatsızlık. Can sıkıcılık. Uygunsuzluk.

Appliances : Elektrikli aletler. Araç. Alet. Cihaz. (elektronik) aletler.

Epicurism : Epikürcülük. Zevk ve sefaya düşkünlük. Epikurosçuluk.

Esprit de corps : Küme ruhu. Dayanışma duygularının çok yüksek bir düzeye çıktığı toplumsal kümelerde görülen ve bütün kümeyi tek bir bireymiş gibi davranmaya iten toplumsal uyuşma durumu. Birlik ruhu. Bir grup içindeki sadakat ruhu. Birlik duygusu. Ekip halinde çalışma ruhu. Bir grup içindeki birlik ruhu.

Designs : Fotoğraflar, haritalar, planlar, tasarılar, resimler gibi gölge çizgilerle ortaya konulan yapıtlar. Tasarımları. Düzlemsel yapıtlar. Bir şeyi elde etmek için yapılan dürüst olmayan planlar.

Abandonment : Abandone. Tam feragat ile kendini teslim etme. Bırakılma. Durağan değerlerin hizmetten çıkarılması. İşsizlik. Tamamen çalışamaz duruma gelmiş, yapılan yıllık aşınma paylarıyla değerleri yitirilmiş ya da modası geçmiş durağan bir değerin hizmetten çıkarılması. Metrukiyet. Gemiyi terketmek, beraberce donatılan tamir ve navlun sorumluluğundan kurtulmak amacıyla paylarından vazgeçerek birleşimden ayrılma. durağan kuruluş ve değerlerin hizmetten çıkarılması. Durağan kuruluşların çalışmadan çıkarılması. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Fitting : Geçme. Tesisat. Ayarlama. Montaj. Uygun. Prova. Doğru. Yerleştirme. Terzi provası.

Dispositions synonyms : human activity, unpermissiveness, gourmandism, human action, good nature, uncheerfulness, equanimity, aloneness, unfriendliness, preparations, sunniness, unsociableness, schemes, team spirit, cheer, calm, comb out, fixings, moodiness, disposal, mine disposal, agreeability, fittings, heart, willingness, solitariness, setup, contrivance, deed, loaning, plans, calmness, arrangements.

Dispositions zıt anlamlı kelimeler, Dispositions kelime anlamı

Composure : Soğukkanlılık. Kendine hakimiyet. Kontrol. Huzur. İrade gücü. Rahat. Sakinlik. İtidal. Ilımlılık. Dinginlik.

Disagreeableness : Nahoşluk. Aynasızlık. Terslik. Can sıkıcılık. Aksilik. Tatsızlık. Huysuzluk. Uyuşmazlık. Uygunsuzluk. Sertlik.

Permissiveness : Serbestlik. Özgürlük. Fazla sıkı olmama. İsteğe bağlı olma.

Dispositions antonyms : unpermissiveness, uncheerfulness, good nature, discomposure, unwillingness, pessimism, optimism, sociability, willingness, willing, agreeableness, unwilling, unfriendliness, friendliness, cheerfulness, ill nature, impartiality, partiality.