Composure türkçesi Composure nedir
- Rahat.
- İtidal.
- Soğukkanlılık.
- İrade gücü.
- Huzur.
- Ilımlılık.
- Kendine hakimiyet.
- Dinginlik.
- Kontrol.
- Sakinlik.
Composure ile ilgili cümleler
English: He soon recovered his composure.
Turkish: Kısa sürede soğukkanlılığını geri kazandı.
English: Ali struggled to keep his composure.
Turkish: Ali soğukkanlılığını korumak için mücadele etti.
Composure ingilizcede ne demek, Composure nerede nasıl kullanılır?
Discomposure : Rahatsızlık. Kaygı. Telaş. Sinirlenme.
Compos mentis : Aklı başında. Akli dengesi yerinde. Aklı yeterliliğe sahip. Akli yeterlilik. Mümeyyiz.
Compose : Yaratmak. Bestelemek. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Şiir yazmak. Birleştirmek. Beste yapmak. Düzenlemek. Meydana getirmek. Eser yaratmak. Oluşturmak.
Compose a book : Yapıt yaratmak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak.
Compose music : Bestelemek.
Compose new fax : Yeni faks yarat. Yeni faks oluştur.
Composed error model : Oluşturulmuş hata modeli.
Composer : Bestekar. Uzlaştırıcı. Bir müzik yapıtını yaratan sanatçı. Besteci. Bir müzik yapıtı ya da tiyatro arka müziği yaratan sanatçı. Kompozitör. Yaratıcı. Yazar.
Compose of : -den oluşmak.
Composedly : Kendi halinde. Sakin.
İngilizce Composure Türkçe anlamı, Composure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Composure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Golden : Türünün en iyisi. Altın. Altın rengi. Üstün. Altından. Parlak sarı. Altın renginde. Zerrin. Altın sarısı. Altın gibi.
Moderateness : Ucuzluk. Ehvenlik. Ölçülülük.
Comfy : Konforlu.
Assuredness : Kendini kontrol edebilirlik. Küstahlık. Baskı altında soğukkanlılık. Kendine güven. Kesinlik. Pişkinlik. Kendinden eminlik.
Coolness : İlgisizlik. Soğuk davranma. Yüzsüzlük. Serinlik. Soğukluk.
Checkouts : Hata bulma. Ayrılma. Kasa. Hata ayıklama. Çıkış işlemi. Çıkış. Ödeme yeri. Düzeltme.
Clemency : Merhamet. Hoşgörü. Havanın güneşli ve ılık olması. Müsamaha. Yumuşaklık. Ilımanlık. Şefkat. Uysallık.
Canny : Akıllı. Cazip. Zarif. Tutumlu. Becerikli. Kurnaz. Dikkatli. Uyanık. Hoş. Tedbirli.
Serenity : Durgunluk. Berraklık. Sükunet.
Ascendance : Egemenlik. Soy. Nüfuz. Yukarı çıkma. Güç. Üstünlük. Hakimiyet.
Composure synonyms : clutches, passivity, command, willpower, affable, ataraxia, quietness, moderations, leisureliness, calmer, aequo animo, impassiveness, conservativeness, stoicism, possession, ataraxy, cannier, cool, clear headedness, inertias, checking, mildness, nonchalance, collectedness, canniest, temperament, comfortableness, sobrieties, heartsease, clemencies, control desk, imperturbability, comfiest.
Composure zıt anlamlı kelimeler, Composure kelime anlamı
Discomposure : Telaş. Kaygı. Rahatsızlık. Sinirlenme.
Composure ingilizce tanımı, definition of Composure
Composure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A composition. The act of composing, or that which is composed.

Bu kısımda Composure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Composure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Composure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Composure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.