Comfy türkçesi Comfy nedir

Comfy ingilizcede ne demek, Comfy nerede nasıl kullanılır?

Comfier : Konforlu. Rahat.

Comfiest : Rahat. Konforlu.

Comfit : Bonbon. Fındıklı şekerleme. Şekerli meyve. Şekerleme.

Comfits : Bonbon. Şekerleme. Fındıklı şekerleme. Meyve şekerlemesi.

Comfort : Rahat. Rahatlık. Rahatlatmak. Yardım. Memnun etmek. Teselli etmek. Refah. Ferahlık. Konfor sağlamak. Yardım etmek.

Comforter : Emzik. Avutan kimse. Yün atkı. Diş kaşıma halkası. Atkı. Isırma emziği. Teselli edici. Yorgan. Rahatlatıcı şey. Avutan.

Comfortably spacious : Ferah.

Comfortable clothes : Giymek için serbest ve hoş olan. Rahat giysiler.

Comfortably : Genişçe. Rahatça. Huzurlu. Kral gibi. Gevşemiş bir şekilde. Rahat bir şekilde.

Comforted : Rahat ettirmek. Yardım etmek. Teselli etmek. Cesaretlendirmek. Memnun etmek. Yatıştırmak. Avutmak. Rahatlatmak.

İngilizce Comfy Türkçe anlamı, Comfy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comfy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cosier : Ev gibi. Keyifli. Sıcacık.

Comfortableness : Rahatlık. Konfor. Esenlik. Huzur. Memnuniyet ve güvenlik durumu.

Canniest : Zarif. Tedbirli. Cazip. Uyanık. Tutumlu. Sakin. Hünerli. Dikkatli. Sessiz. Kurnaz.

At peace : Güvenlik hissi ile. Sulh halinde. Huzur içinde. Sulh halinde rahatta. Barışta. Barışık. Sessiz. Barış halinde. Rahatta.

 

Composure : Kendine hakimiyet. Dinginlik. Sakinlik. Ilımlılık. Kontrol. Soğukkanlılık. İtidal. İrade gücü. Huzur.

Cosiest : Sıcacık. Keyifli. Ev gibi.

At ease : Başı dinç. Teklifsiz. Huzurlu. Müsterih. İçi rahat.

Homelike : Ev gibi. Ev havasında. Cana yakın.

Homely : Yalın. Basit. Süssüz. Çirkin. Tipsiz. Sadelik. Cana yakın. Gösterişsiz. Sade.

Comfy synonyms : comfiest, canny, comfortable, plush, cannier, complacent, soothing, easy, homy, luxurious, comfort, comfier, above water, affable, cozies, snug, cosies, cadillacing, easeful, cushioned, homey, commodious, cozier, cosy, cozy, coziest.

Comfy zıt anlamlı kelimeler, Comfy kelime anlamı

Discomfort : Rahatını bozmak. Üzmek. Ağrı. Sıkıntı vermek. Dert. Bozmak. Rahatını kaçırmak. Sıkıntı. Rahatsızlık veren şey. Rahatsızlık.

Uncomfortable : Rahatsız edici. Konforsuz. Tatsız. Rahat olmayan. Nahoş. Rahatsız.