Unit türkçesi Unit nedir
- Takım.
- Bir ders programının ya da bir ders kitabının başlıca bölümlerine verilen ad. öğretmenin gözetim ve denetimi altında öğrencilere belirli bir süre içinde ve eğitim amaçlarına uygun olarak birtakım bilgi, beceri ve anlayışlar kazandırmayı öngören, belli bir konu ya da sorun çevresinde düzenlenmiş olup türlü etkinlikleri, öğrenme yaşantılarını ve değerlendirme çalışmalarını kapsayan ayrıntılı ders planı.
- Tertibat.
- Vahit.
- Birim.
- Bir.
- Bütünlük.
- Tek basamaklı sayı.
- İnternasyonal ünite.
- Birlik.
- Öğe.
- Parça.
- Ünite.
- Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Eşya.
Unit ile ilgili cümleler
English: Fahrenheit is a German inventor who invented the thermometer. At the same time, his name is given to a unit of temperature.
Turkish: Fahrenheit, termometreyi bulan Alman bir mucittir. Aynı zamanda onun ismi bir sıcaklık birimine verilmiştir.
English: A light-year is a unit of distance. It is the distance that light can travel in one year.
Turkish: Bir ışık yılı bir mesafe birimidir. Bu, ışığın bir yılda seyahat edebileceği mesafedir.
English: A centimeter is a unit of length.
Turkish: Bir santimetre bir uzunluk ölçüsü birimidir.
English: A pound is a unit of weight.
Turkish: Bir pound bir ağırlık birimidir.
English: During an experiment on powers of observation, Moustapha was unable to describe any of the pictures hanging on his living room wall, despite having lived in his unit for two years.
Turkish: Gözlem gücüyle ilgili bir deneyde, Mustafa evinde iki yıldır oturmasına rağmen, oturma odasının duvarında asılı resimlerin hiçbirini tarif edemedi.
Unit ingilizcede ne demek, Unit nerede nasıl kullanılır?
Unit area : Birim saha. Birim alan.
Unit circle : Birim çember.
Unit cost : Toplam maliyetin toplam üretim miktarına bölünmesiyle hesaplanan, bir birim mal üretmek için katlanılan maliyet. Birim maliyeti. Birim maliyet. Ortalama maliyet. Birim fiyatı.
Unit distance code : Birim uzaklıklı kod.
Unit heater : Fanlı ısıtma ünitesi. Isıtma cihazı. Sıcak üfler. Sıcak su, buhar, gaz v.b. bir kaynaktan aldığı ısı yardımıyla havayı ısıtarak üfleyen aygıt. Ünite ısıtıcı.
Unit matrix : Birim matris. Birim dizey.
Unit impulse : Birim dürtü.
Unit linked : Hayat sigortası poliçesinden elde edilen karın yatırım portföyüne birimler halinde yatırıldığı ve böylelikle potansiyel ek gelir imkanı veren poliçe.
Unit journal : Ceride. Savaşta meydana gelen olayları kaydetmek için kullanılan günlük. Birlik harp ceridesi.
Unit of area : Alan ölçü birimi. Birim alan. Yüzeyi ölçmek için kullanılan ölçü birimi.
İngilizce Unit Türkçe anlamı, Unit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Batches : Grup. Bir defada alınan miktar. Bir fırın ekmek. Yığın.
Batch : Yaprak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Harman. Dizi. Kuru gereç karışımı. Bir defada alınan miktar. Grup. Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir). Türküm. Sürü.
Body : Hacim. Cüsse. Esas. Vücut. Yığın. Kasa. Yoğunluk. Beden. Kütle.
Element : Doğa şartları. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri. Küçük bir miktar. Bir parça. Rükün. Tek türdeki atomlardan oluşan ve olağan kimyasal yöntemlerle bozunmayan özdek. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Cüz. Birincil parçalardan herhangi biri veya bir şeyin ögeleri. aynı cins atomlardan yapılmış ve daha basit maddelere parçalanamayan basit bir madde. Cevher.
Collaborations : İşbirliktelik. Uyum. İşbirlikçilik. İşbirliği. İş birliği. Birlikte çalışma.
Brotherhood : Uhuvvet. İhvan. Camia. Biraderlik. Topluluk. Arkadaşlık. Beraberlik. Efsanelerde, destanlarda ve masallarda kardeşler arasındaki yazgı birliğini ve bağını gösteren kavram, a. bk. kan kardeşliği. Bir kuruluşun üyeleri. Kardeşlik.
Elements : İlk adımlar. Bir parça. Unsur. Faktör. Küçük bir miktar. Tabiat güçleri. Doğa güçleri. Ana unsur. Esas.
Cubic content unit : Hacim birimi.
An : Anabatik rüzgar. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir (ünlülerden önce). (herhangi) bir.
Batteries : Tavuk kafesleri dizisi. Dizi. Seri. Vurmalı çalgılar. Akü. Pil. Borda topları. Atıcı (baseball terimi). Batarya.
Unit synonyms : teraflop, angular unit, cubature unit, unit of viscosity, acceleration unit, pain unit, kt, brinell number, million floating point operations per second, miles per gallon, linear unit, trillion floating point operations per second, absorption unit, explosive unit, cubic measure, measuring unit, volume unit, work unit, sound unit, megaflop, pressure unit, displacement unit, measuring block, printing unit, mflop, area unit, cubage unit, bunches, cliques, broken piece, units, brothering, apparatus.
Unit zıt anlamlı kelimeler, Unit kelime anlamı
Artifact : İnsan yapımı. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Eser. Yapay olgu. Yapay doku. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. İnsan eliyle yapılan şey. İnsan eliyle yapılmış şey. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri.
Unit antonyms : natural object.
Unit ingilizce tanımı, definition of Unit
Unit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A single thing or person.

Bu kısımda Unit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.