Testamentary disposition türkçesi Testamentary disposition nedir

Testamentary disposition ingilizcede ne demek, Testamentary disposition nerede nasıl kullanılır?

Testamentary : Vasiyet kabilinden. Vasiyetname ile verilen. Vasiyetnamede bulunan. Vasiyet olunan. Vasiyetname ile ilgili.

Disposition : Hal. Hilkat. Karakter. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yetenek. Kural. Dispozisyon. Doğa. İsteklilik. Kullanma yetkisi.

Defence disposition : Bir bölgenin savunması için kuvvetlerin stratejik olarak yayılması. Savunma düzeni. Savunma formasyonu veya planı.

Have a predisposition : Doğuştan gelen yetenek veya kabiliyete sahip olmak. Yatkın olmak. Önceden olan yatkınlığı veya eğilimi olmak.

Indisposition : Keyifsizlik. İndispozisyon. Gönülsüzlük. Rahatsızlık. Kırıklık. İsteksizlik.

İngilizce Testamentary disposition Türkçe anlamı, Testamentary disposition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Testamentary disposition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bequest : Menkul vasiyeti. Bağışlama. Kalıt. Vasiyetname ile bırakılan bağış. Muayyen mal vasiyeti. Teberru. Miras. Vasiyetle bırakma.

Testaments : İnançların açıklanması. Vasiyetname. Kutsal kitap. Ahit.

Bequests : Vasiyetname ile bırakılan bağış. Teberru. Kalıt. Muayyen mal vasiyeti. Miras. Menkul vasiyeti. Bağışlama. Vasiyetle bırakma.

 

Legacy : Vasiyetle bırakılmış şey. Teberru. Vasiyetname ile bırakılan mal veya varlık. Tutsu. Kişinin ölümünden sonra yapılmasını istediği işlemler. Bağış. Miras. Kalıt.

Last will : Son arzu.

Bequeath : Miras olarak bırakmak. Bırakmak. Vasiyetle bırakmak. Vasiyet etmek. Miras bırakmak.

Last will and testament : Vasiyetname. Son arzu ve vasiyet.

Testament : İnançların açıklanması. Tutsu yapan kişinin yazılı bildirimi ile yapılan ölüme bağlı iyelik niteliğine giren kullanım türlerinden biri. Vasiyetname. Ahit. Kutsal kitap. Tutsuluk.

Bequeaths : Vasiyet etmek. Miras bırakmak. Bırakmak. Vasiyetle bırakmak. Miras olarak bırakmak.

Will : Dilemek. -acak. İstemek. Niyet. Emretmek. Niyet etmek. -ar. Buyurmak. İstem. Arzu.