Apparatuses türkçesi Apparatuses nedir

Apparatuses ingilizcede ne demek, Apparatuses nerede nasıl kullanılır?

Apparatus digestorius : Apparatus digestoryus. Sindirim aygıtları.

Apparatus lacrimalis : Apparatus lakrimalis. Gözyaşı aygıtı. Gözyaşı beziyle gözyaşını akıtan kanallardan oluşan aygıt, apparatus lakrimalis.

Apparatus respiratorius : Apparatus respiratoryus. Solunum aygıtları.

Apparatus suspensorius lentis : Zonula silyaris. Apparatus suspensoryus lentis.

Apparatus suspensorius mammarius : Apparatus suspensoryus mammaryus. Memenin asıcı aygıtı.

Cloth feeding apparatus : Kumaş besleme aygıtı.

Cage safety apparatus : Düşmeönler.

Beam dyeing apparatus : Boyama aparatı. Çözgü levendi. Levendi boyama aparatı.

Apparatus urogenitalis : Ürogenital sistem. Boşaltım ve üreme aygıtları. Boşaltım sistemi. Apparatus urogenitalis.

Blueprint apparatus : Ozalit makinesi. Ozalit makinası.

İngilizce Apparatuses Türkçe anlamı, Apparatuses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apparatuses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Material : Maddi. Özdek. Maddeci. Zaruri. Bedensel. Materyal. Bez. Kumaş.

 

Still : Yatışmak. Durdurmak. Hala. Sakinleşmek. Hareketsiz. Susturmak. Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Yine de. Durgun.

Agent : Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Distribütör. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Temsilci. Ajan. Mümessil. Gümrük işgüderi. Acenta. Faktör.

Clique : Klik. Hizip. Zümre. Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup. Komite. Grup.

Blueys : Bir deniz anası türü. Trafik bileti. Ormanda yaşayan bir kimsenin kişisel eşyalarını koyduğu sarmalanmış battaniye (aslen mavi) (avustralya). Paket. £5. Maden işçisi kıyafeti. Avustralya çoban köpeği. Kızıl saçlı kimse.

Instrumentations : Orkestrasyon. Alet düzeni. Aletlerle iş yapma. Enstrümantasyon. Araçlama. Aygıtlama. Kontrol aygıtları yerleştirilmesi. Aygıt kullanma.

Pendulum : Sarkaçlı. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Düşey doğrultunun iki yanında salınacak biçimde asılmış salınabilen nesne. Pandül. Saat sarkacı. Düzgün salınım yapan, bir noktasından asılmış bir ağırlık. düzgün olarak gidip gelme devimi yapabilen herhangi bir düzen; saat içindeki ince, sarmal yay gibi. Rakkas. Sarkaç. Sürekli değişen şey.

Lever : Kaldıraç ilkesiyle bir yere güç uygulamak için kullanılan, uzun çelik kol. Manivela gibi kullanmak. Lövye. Manivela kullanmak. Manivela ile kaldırmak veya hareket ettirmek. Kaldıraçla kaldırmak. Manivela. Kanırtmaç. Kol.

Instillator : Enstilatör.

Equipments : Doğuştan olan özellikler. Araç gereç. Gereç. Donanım.

Apparatuses synonyms : optical bench, kipp's apparatus, sequenator, body part, cascade liquefier, batteries, instrumentalities, contrivance, purveyance, agencies, appliance, conveyance, setup, dong, instrument, heat pump, contraptions, materials, apparatus, armament, equipage, facility, gimmick, duplicator, facilities, armings, utensil, telegraph, means, dongs, bevy, burton, enginery.