Pincer türkçesi Pincer nedir
Pincer ingilizcede ne demek, Pincer nerede nasıl kullanılır?
Pincers : Kıskaç. Pense. Tutaç. Kerpeten. Pens. Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. Makas. Maşa.
A pair of pincers : Kerpeten.
Pair of pincers : Kerpeten.
Pince nez : Kelebek gözlük. Yaylı gözlük. Kıskaç gözlük.
Pince : Tutaç. Kıskaç. Bir şeyi tutmaya, sıkıştırmaya, bükmeye yarayan her tür araç, gereç.
Pinchbeck : Yapma. Taklit. Altın taklidi metal. Sahte. Altın taklidi. Bakır ve çinko alaşımından yapılmış.
Pinch : Çalmak. Yakalamak. Çimdiklemek. Acıtmak. Kısmak. Sıkıp acıtmak. Cimrilik etmek. Ele geçirmek. Sıkmak. Tutam.
Pinchbugs : Yereşeği. Makaslıböcek.
Pinchbug : Yereşeği. Makaslıböcek.
Pinch effect : Plazmanın, içinden elektrik akımı geçirilen hızlı bir magnetik alan etkisiyle sıkıştırılması. Sıkışma etkisi. Sıkıştırma etkisi.
İngilizce Pincer Türkçe anlamı, Pincer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pincer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Barnacles : Balanidler. Nalbant yavaşası. Nallanan atın burnuna takılan kıskaç.
Chelates : Şelat. (kimya) organik çemberlerden ve metalik iyonlardan oluşan (kandaki hemoglobin, bitkilerdeki klorofil, vb. gibi.). Çelat. Kelat. Kıskaçlamak.
Cutting nippers : Keski. Kesici kıskaç.
Forceps : Doğum kaşığı. Doğumkaşığı. Forseps. Tutaç. Penset. Ucu dişli veya dişsiz olan yumuşak dokuları veya gazlı bez gibi materyalleri tutmakta kullanılan cerrahi aygıt, anatomik pens, klemp. Kerpeten, kıskaç. Maşa.
Member : Ört.penis. Kılgan. Uzuv. Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Eleman. Aza. Taraf (denklem). Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Üye. Mensup.
Clamp : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mengeneyle sıkıştırmak. Menetmek. Kenetlemek. Germek. Ambar (yeraltı). Mengene. Küme. Işıldakları borulara ya da ışık köprüsüne, panoları birbirine tutturmakta kullanılan halka. Kelepçe.
Chela : Mürit. Kıskaç (yengeç vb.). Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. Makas. Kıskaç (yengeç).
Pincers : Makas. Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. Pens. Maşa. Tutaç. Pense.
Chelate : Kıskacı olan (yengeç, pençe). Kelat. Şelat. Chelate (organik çemberlerden ve metalik iyonlardan oluşan) bileşiğine ait (kimya). Çelat. Kıskaçlamak. Metal iyonlarını bağlama yeteneği olan klorofil, sitokrom, hemoglobin, b12 vitamini gibi bir organik molekül ve heterosiklik bileşikler.
Pincer synonyms : roach holder, tweezer, roach clip, bending claw, nipper, pinchers, gripper, a pair of pincers, hand tool, pair of tweezers, thumb forceps, a pair of tweezers, nippers, chainette, clamps, combination sleep coint, nail puller, crustacean, claw, pair of pincers, chelas, appendage, grippers, pliers, extremity, tweezers.

Bu kısımda Pincer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pincer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pincer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pincer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.