Pinch türkçesi Pinch nedir

  • Sıkmak.
  • Sıkıp acıtmak.
  • Kıvrandırmak.
  • Vurmak (ayakkabı).
  • Araklamak yürütmek.
  • Çimdiklemek.
  • İç etmek.
  • Çimdik atmak.
  • Sıkıştırmak.
  • Aşırmak.
  • Kaldırmak.
  • Tutam.
  • Kıstırmak.
  • Cimrilik etmek.
  • Yakalamak.
  • Ayağını sıkmak.
  • Çalmak.
  • Ele geçirmek.
  • Çimdik.
  • Acı vermek.
  • Kısmak.
  • Acıtmak.

Pinch ile ilgili cümleler

English: He pinched me!
Turkish: Bana çimdik attı!

English: He pinched and scraped for many years to save money.
Turkish: O, para biriktirmek için yıllarca kıt kanaat geçindi.

English: Mix about four cups of white flour with a pinch of salt.
Turkish: Yaklaşık dört fincan beyaz un ile bir tutam tuzu karıştır.

English: Ali pinched Mary.
Turkish: Ali Mary'yi çimdikledi.

English: Ali pinched me.
Turkish: Ali beni çimdikledi.

Pinch ingilizcede ne demek, Pinch nerede nasıl kullanılır?

Pinch and save : Dişinden tırnağından artırmak.

Pinch and scrape : Paradan kısmak. Ucu ucuna geçinmek. Cimrilik etmek. Kıtı kıtına harcamak. Tutumlu olmak. Kıt kıtına harcamak. Dişinden tırnağından artırmak.

Pinch cock : Kısma musluğu.

Pinch effect : Sıkışma etkisi. Sıkıştırma etkisi. Plazmanın, içinden elektrik akımı geçirilen hızlı bir magnetik alan etkisiyle sıkıştırılması.

A pinch of : Bir pinçik. Bir tutam.

Feel the pinch : Dara düşmek. Parasızlıktan güç günler geçirmek. Parasızlık çekmek. Meteliğe kurşun atmak. Darda kalmak. Darda olmak.

 

In a pinch : İcabında. Gerekirse. Sıkışınca. Gerektiğinde. İhtiyaç karşısında. Gereğinde.

At a pinch : Gerekirse. İcabında. Sıkıntıda. Gerektiğinde. Sıkışınca. Darlıkta. Gereğinde.

They pinch me : Bu ayağımı vuruyor.

Pinche : Perçemli maymun. Maymunlar (primates) takımının, ipek tüylü maymungiller (callithrichidae) familyasından, küçük boylu, başının çevresi saçaklı, sarılmaya elverişsiz uzun bir kuyruğu olan, güney amerika'da yaşayan bir tür.

İngilizce Pinch Türkçe anlamı, Pinch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apprehends : Anlamak. Korkuyla beklemek. Endişe etmek. Kavramak. Korkmak. İdrak etmek. Tevkif etmek. Tutuklamak.

Tufts : Püskül. Perçem. Öbek. Demet. Sorguç. Küme.

Crimp : Dalgalandırmak. Dalga. Kıvırmak. Askere almak. Asker toplamak. Yapağı lifinin doğal dalgası. Kıvrım. Zorla askere almak. Durdurmak.

Bear off : Kapıp götürmek. Bir yana dönmek. Bir yana döndürmek. Saptırmak. Kapıp kaçırmak. Sapmak. Yönünü değiştirmek. Kapmak. Götürmek. Ortadan kaldırmak.

Hurts : Yaralamak. İncitmek. Rencide etmek. Zarar görmek. Ağrımak. Küstürmek. Zarar vermek. Kırmak. Acımak.

Catch up with : -e yetişmek. Arayı kapatmak. Suç işlemiş bir insanı bulmak. Yetişmek. Aynı düzeye gelmek. Yanlış birşeyler yapmış bir insanı bulmak. Hızına yetişmek. Şu ana kadar olağan sonuçların dışında kalmış gözüken bir insan üzerinde bir etkisi olmak.

Annuller : İptal etmek. Hükümsüz kılmak. İptal eden kimse. Sözleşme vb'ni bozmak. İlga etmek. Fesh etmek. Çevirmek. Bozmak. Yürürlükten kaldırmak.

 

Bore : Kuyu. Sonda. Bunaltmak. Yüksek dalga. Delik. Sıkıntı. Canını sıkmak. Oyu. Çap (mermi). Sondalamak.

Be stingy : Tamahkar davranmak. Açgözlülük etmek.

Turn up : Varmak. Yukarı tutmak. Çevirip kaldırmak. Kusturmak. Vazgeçmek. Damlamak. Dönmek. Yukarı çevirmek. Ortaya çıkmak. Keşfetmek.

Pinch synonyms : cornier, cabbaging, be wormwood to, bring to bay, appropriate, afflicting, copping, convulsed, corniest, conquers, nests, scrimp, bombarding, smart, cabbages, border on, choke off, tuft, be stingy of something, distresses, bothers, besieges, annuls, get there, attenuates, bother, smartest, chagrin, abstracts, skimps, cast salt on the tail of, bites, crib.

Pinch zıt anlamlı kelimeler, Pinch kelime anlamı

Unfold : Açılmak. Gelişmek (öykü). Sermek. Göz önüne serilmek. Açmak. Açıklamak. (katlanmış bir seyi) açmak. Gelişmek. Ortaya çıkarmak. (katlanmış bir şeyi) açmak.

Pinch ingilizce tanımı, definition of Pinch

Pinch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A nip. To squeeze. Also, to catch. To squeeze or compress, as between any two hard bodies. To seize by way of theft. To steal. To arrest. To press hard or squeeze between the ends of the fingers, between teeth or claws, or between the jaws of an instrument. A close compression, as with the ends of the fingers, or with an instrument. To act with pressing force. As, the shoe pinches. To compress.