Pinning türkçesi Pinning nedir

Pinning ile ilgili cümleler

English: I am spinning wool.
Turkish: Yün eğiriyorum.

English: Have you ever seen a spider spinning its web?
Turkish: Hiç ağını ören bir örümcek gördün mü?

English: Ali is spinning wool.
Turkish: Ali yün eğiriyor.

English: I don't know how to operate a spinning wheel.
Turkish: Bir çıkrığı nasıl kullanacağımı bilmiyorum.

English: A big spider was spinning a web.
Turkish: Büyük bir örümcek bir ağ örüyordu.

Pinning ingilizcede ne demek, Pinning nerede nasıl kullanılır?

Pinnings : Tutma. Sabitleme. Tutturma. Takozlama. Pimle sağlamlama. İğneleme. Kamalama. Pimleme. Yakalama.

Direct spinning : Doğrudan büküm.

Direct spinning machine : Doğrudan büküm makinesi.

Metal spinning : Sıvama. Madeni dokuma.

Plate spinning : Değnek ucunda tabak döndürmek gösterisi. bir hokkabaz aynı anda beş altı tabak döndürebilir. Tabak döndürme.

Spinning jenny : Büküm makinesi. Çıkrık makinesi. İplik eğirme makinesi. İğ makinesi.

Spinning method : Döndürme yöntemi.

Spinning mite : Yonca akarı. Bryobia praetiosa.

Spinnings : Bükme. Eğirme. Dönerli sıvama. İplik eğirme. Patinaj. İplikçilik. Sarma. Çekme. Döndürme.

 

Spinning : Döndürme. Dönerli sıvama. Bükme. Çekme. Eğirme. Sarma. İplik eğirme. İplikçilik. Patinaj.

İngilizce Pinning Türkçe anlamı, Pinning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catch : Aldatmaca. Anlamak. Bulaşmak. Yakalanan şeyin miktarı. Kavramak. Çalışmak (mekanizma). Enselemek. Yetişmek. Avlamak. Tutunmak.

Arrest : Varan kimse. Bitirmek. Önünü almak. Çekmek (dikkat). Tevkif etmek. Yakalamak. Durdurmak. Bloke etmek. Varış.

Ensnarement : Kapana kıstırma. Tuzağa yakalanma. Tuzağa düşürme. Yakalanma. Çekicilik. Tuzağa düşme.

Retaining : Parayla tutmak. Alıkoyma. Kaybetmemek. Destekleme. Unutmamak. Alıkoyan. Tespit etme. Tutmak.

Dummying : Kaba dövme. Öndövme.

Pointer : Öneri. Puvanter. Büyükayının iki büyük işaret yıldızı. İşaret edici. Öğüt. İşaretçi. Göstergeç. İma. Poyıntır. Derz kalemi.

Interception : Yolunu kesme. Kesme. Durdurma. Tevkif. Ele geçirme. Önleme. Engelleme. Dinleme.

Stabilizing : İstikrar sağlayıcı. Dengelileşme. Sağlamlaştırmak. Stabilize etmek. Dengelemek. Sabitleyen. Dengede tutmak.

Pinprick : İğne batması. İğneyle açılan delik. Sinir bozucu önemsiz şey. Laf çaktırma. İğne deliği. İğne. Sinir bozucu ufak bir şey.

Wedding : Düğün. Evlenme. Nikah.

Pinning synonyms : keying, holdup, charter, clutch, splinting, containment, catchment, bondings, entrapping, causticness, immobilisation, catching, tacking, acquisition, anchorage, detention, fastenings, controlment, wedge out, fixing, wedging, grappling, clamping, pinnings, grasp, dig, promise, rapping, pointers, enmeshments, stabilising, fastening, ensnaring.