Pinpricks türkçesi Pinpricks nedir

Pinpricks ingilizcede ne demek, Pinpricks nerede nasıl kullanılır?

Pinprick : Sinir bozucu ufak bir şey. İğneyle açılan delik. Sinir bozucu önemsiz şey. İğneleme. İğne batması. İğne deliği. Laf çaktırma. İğne.

İngilizce Pinpricks Türkçe anlamı, Pinpricks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinpricks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Irritation : Tahriş edici etken nedeniyle deri veya mukozada meydana gelen durum, tahriş. kas, sinir veya organın uyarıya karşı gösterdiği tepki. sinir sisteminin uyarılara karşı aşırı tepki göstermesi hali, sinirlilik. Tahriş etme. Kurcalama. Öfke. İrritasyon. Rahatsızlık. Hiddet. Tahriş. Sinirlilik.

Eye : Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Görüş. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Gözetlemek. Bakış. Halka. Gözünü dikip bakmak. Dikkatle bakmak. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen.

 

Hypes : Uyuşturucu bağımlısı. Yutturmaca. Şırınga. Uyuşturucu madde. Heyecanlandırmak. Aldatıcı reklam. Yanıltıcı reklam yapmak. Aldatıcı. Abartılı reklam.

Hype : Aldatıcı. Aldatıcı reklam. Dolandırmak. Uyuşturucu bağımlısı. Abartılı reklam. Şırınga. Yutturmaca. Uyuşturucu tutkunu. Heyecanlandırmak.

Injections : İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. krş. sızıntılar. Zerk. Katılımlar. Enjeksiyon. Lavman. Katıntılar. Enjekte etme. Enjeksiyonlar.

Dig : Sevmek. İdrak etmek. Yemeğe girişmek. Çukur açmak. Ç.pansiyon. Tutmak. Lojman. Beğenmek. Kazmak.

Epigram : İğneli söz. Nükteli söz. Hicviye. Anıt üzerine kazınmış eski yazıt. Birini ya da bir olayı yermek amacıyla yazılmış taşlama biçimindeki yazılı ya da sözlü anlatım. Nükte. Vecize. Taşlama. Nükteli şiir.

Causticness : Beğenmeme. Canlı dokuları yok etme kapasitesinde olma. Onaylamama. Dokundurma. Yıpratıcı olma.

Hypodermic : Şırınga. Deri altı. Hipodermik. Derialtı iğne. Deri altına ait. Derialtına uygulanan. Derialtı enjeksiyonu. Deri altında bulunan. Deri altı ile ilgili.

 

Hypodermic syringe : Derialtı altı iğne. Deri altı şırıngası. Şırınga. Hipodermik enjektör. Hipodermik şırınga. Enjektör şırıngası. Derialtı şırıngası. Enjektör.

Pinpricks synonyms : puncture, pinhole, taunt, allusion, pointer, botheration, fishhooks, pinning, hypodermic needle, hyping, sarcasms, eye of a needle, sarcasm, pinprick, vexation, brooch, pin hole, allusions, brooches, pinnings, annoyance, needle eye, jabs, jujube, taunts, pointers, fishhook, cottar, pinholes, injection, jab.