Placates türkçesi Placates nedir

  • Yatıştırmak.
  • Yatıştırmak (taviz vererek).
  • Sakinleştirmek.
  • Gönlünü almak.
  • Susturmak (taviz vererek).
  • Kızgınlığını yatıştırmak.
  • Kızgınlığını gidermek.
  • Gönül almak.
  • (taviz vererek) memnun etmek.

Placates ingilizcede ne demek, Placates nerede nasıl kullanılır?

Placate : Gönül almak. Kızgınlığını gidermek. (taviz vererek) memnun etmek. Susturmak (taviz vererek). Kızgınlığını yatıştırmak. Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Yatıştırmak (taviz vererek). Gönlünü almak.

Placated : Gönül almak. Yatıştırmak. Kızgınlığını yatıştırmak. Susturmak (taviz vererek). Yatıştırmak (taviz vererek). Sakinleştirmek. (taviz vererek) memnun etmek. Kızgınlığını gidermek. Gönlünü almak.

Unplacated : Uzlaşmamış. Yatıştırılmamış. Sakinleşmemiş. Barışmamış. Bastırılmamış.

Placating : Yatıştırmak. Gönlünü almak. Sakinleştirmek. Yatıştırıcı.

Placatingly : Sakinleştirici bir şekilde.

Placative : Yatıştırıcı.

Implacability : Acımasızlık. Amansızlık.

Placard : Afiş. Poster. Pankart. Yafta. Levha. Afiş yapıştırmak. Afişlerle duyurmak. Duvar ilanı. Döviz.

Placarding : Pankart. Poster. Afişlerle duyurmak. Levha. Afiş yapıştırmak. Afiş. Döviz. Yafta. Duvar ilanı.

Placards : Afişlerle duyurmak. Afiş yapıştırmak.

 

İngilizce Placates Türkçe anlamı, Placates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Placates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coaxed : Tatlı sözle kandırmak. Tatlı sözlerle kandırmak. İkna etmek. Koparmak. Kandırmak. Tatlılıkla ikna etmek. Gönlünü etmek. Gönlünü yapmak. Dil dökmek.

Conciliated : Barıştırmak. Dostluğunu kazanmak. Uzlaştırmak. Gönlünü yapmak. Kazanmak.

Atoned : Telafi etmek. Telafi edilmiş. Gönlü alınmış.

Atones : Telafi etmek. Karşılığını ödemek. Ceremesini çekmek. Tarziye vermek. Kefaret etmek. Tazminat. Affettirecek harekette bulunmak.

Appeasing : Hafifletmek. Gidermek. Yatıştırıcı. Yatıştırma. Bastırmak. Azaltmak. Yatıştıran.

Compose : Yazmak. Yazmak (müzik veya şiir). Bileştirmek. Bestelemek. Birleştirmek. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Arabuluculuk yapmak. Toparlamak. Beste yapmak.

Mollify : Yumuşatmak. Teskin etmek. Dindirmek.

Alleviating : Hafifletmek. Teskin etmek. Dindirmek. Azaltmak. Bastırmak.

Coax : Dil dökerek elde etmek. Dil dökmek. Gönlünü etmek. İkna etmek. Kandırmak. Tatlı sözle kandırmak. Tatlılıkla ikna etmek. Gönlünü yapmak. Tatlılıkla elde etmek.

Calm : Arsız. Esintisiz. Sakin. Soğuk. Soğukkanlı. Dingin. Serinkanlı. Ağırbaşlı. Sakinleşmek (deniz).

Placates synonyms : coaxes, atone for, abates, assuaged, placate, calms, calm down, blandishing, conciliates, allayed, gruntle, two dimensional, becalms, quiet, pacify, please, atoning, assuage, lull, tranquillize, tranquilize, blandishes, calmed, allays, cast oil on troubled waters, placated, blandished, appease, calmest, atone, allay, planar, conciliate.

 

Placates zıt anlamlı kelimeler, Placates kelime anlamı

Agitate : Ortalığı karıştırmak. Altüst etmek. Telaşlandırmak. Çalkalamak. Kamuoyunu kışkırtmak. Başkaldırmak. Yaygara koparmak. Çalkalanmak. Sallamak. Galeyana getirmek.

Linear : Çizgisel. Lineer. Birinci derece. Doğrusal.

Cubic : Küp kristalli. Kübik. Küp şekilli. Küplü. Küp biçimli. Küp biçiminde. Küp şeklinde olan. Küpsel. Küp.