Planktons türkçesi Planktons nedir

  • Su ile hareket edebilen canlılar.
  • Besin zincirindeki en ufak ve ilkel yaratıklar.
  • Plankton.

Planktons ingilizcede ne demek, Planktons nerede nasıl kullanılır?

Aerial plankton : Aeroplankton. Havada dolaşan polenler, sporlar, mikroorganizmalar.

Animal plankton : Plankton içinde yer alan hayvansal organizmalar. Zooplankton. Hayvanlardan oluşan plankton. pek azı çıplak gözle görülebilen, genellikle mikroskop altında ayırt edilebilen, denizlerin ve tatlı suların yüzeyine yakın olarak binlercesi ergin, larva ve yumurta olarak bir arada bulunabilen plankton.

Autogenetic plankton : Otogenetik plankton. Sucul bir habitatın yerli planktonu.

Plant plankton : Fitoplankton. Sularda pasif olarak yer değiştiren bitkisel organizmalar (diatome, dinoflagellata, phytoflagellata, xanthophyceae gibi).

Plankton : İç sular ve denizlerin pelajik bölgesinde yaşayan, hareket etme yetenekleri sınırlı veya hiç olmadığından su içinde dalga, akıntı vb. su hareketleriyle sürüklenen bütün küçük bitki ve hayvan grupları. Besin zincirindeki en ufak ve ilkel yaratıklar. Su ile hareket edebilen canlılar. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Plankton. Suların yüzünde yaşayan, yalınç yapılı denizel canlılar. Suya asılı yaşayan mikroskobik deniz canlıları. Denizlerde ve tatlı sularda, suyun hareketi ile pasif olarak sürüklenen küçük organizmalar.

 

Haloplankton : Haliplankton. Haloplankton.

Aeroplankton : Hava planktonu. Havada dolaşan polenler, sporlar, mikroorganizmalar. Havada taşınan küçük organizmalar. Aeroplankton.

Halyplankton : Tuzlu su planktonu, haloplankton. Haliplankton.

Ichthyoplankton : İhtiyoplankton. Balık yumurta ve larvaları.

Epiplankton : Su yüzeyine yakın ve ışık alan bölgede yaşayan plankton. Epiplankton. Yüzeyden itibaren 200 m derinliğe kadar olan su bölgesinde yaşayan plankton.

İngilizce Planktons Türkçe anlamı, Planktons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planktons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plankton : Suların yüzünde yaşayan, yalınç yapılı denizel canlılar. Denizlerde ve tatlı sularda, suyun hareketi ile pasif olarak sürüklenen küçük organizmalar. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. İç sular ve denizlerin pelajik bölgesinde yaşayan, hareket etme yetenekleri sınırlı veya hiç olmadığından su içinde dalga, akıntı vb. su hareketleriyle sürüklenen bütün küçük bitki ve hayvan grupları. Suya asılı yaşayan mikroskobik deniz canlıları.

Being : Vücut. Yaşam. Varlık. Mahluk. İnsan. Mevcudiyet. Varoluş. Oluş. Tanrı. Yaradılış.

[#plankter Plankter] : Plankter. Plankton içerisinde yer alan her bir birey.

Phytoplankton : Bitki plankton. Bitkisel plankton. Sularda yaşayan ve su hareketleriyle pasif olarak yer değiştiren bitkisel organizmalar. Sularda pasif olarak yer değiştiren bitkisel organizmalar (diatome, dinoflagellata, phytoflagellata, xanthophyceae gibi). Fitoplankton.

 

Organism : Canlı varlık. Örgenlik. Ayrı ayrı organlar ile hayali olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Vücut. Yapı. Organizma. Oluşum. Uzviyet. Yaşamsal işlevlerini devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Örgüt.

Congeries : Top. Küme. Yığın.

Aggregate : Toplaşmak. Yığışım. Yekun tutmak. Ulaşmak (toplamı). Birleştirmek. Toplam. Kümelemek. Bir araya getirmek. Bütün. Katı özdeklerin bir bölgede gelişigüzel kümelenmesi.

Plancton : Oldukça küçük, çoğunlukla mikroskobik olan, hareket yetenekleri çok az veya hiç olmayan, suyun dalga, akıntı vb. hareketleriyle hareket eden küçük canlıların genel adı.

Copepod : Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, kabuklular (crustacea) sınıfından, serbest veya parazit yaşayan bir takım. siklops (cyclops) cinsi iyi bilinir. Kopepod.

Conglomeration : Birikim. Küme. Birikinti. Bir araya toplanma. Yığma. Yığılma. Küme haline gelme. Oluşum. Kümelenme. Holding.

Planktons synonyms : copepod crustacean, zooplankton.