Plosions türkçesi Plosions nedir

  • Patlama.
  • Patlama (dilbilgisi terimi).
  • İçpatlama.

Plosions ile ilgili cümleler

English: I heard three explosions.
Turkish: Üç tane patlama duydum.

English: I heard the explosions.
Turkish: Patlamaları duydum.

English: I heard explosions.
Turkish: Patlamalar duydum.

English: The concrete layer of the nuclear reactor's shielding will be destroyed using controlled explosions.
Turkish: Nükleer reaktörün koruyucu somut tabakası kontrollü patlamalar kullanılarak imha edilecek.

Plosions ingilizcede ne demek, Plosions nerede nasıl kullanılır?

Explosions : İnfilak. Parlama. Kudurma. Tepesi atma. Ateş alma. Artış. Patlama.

Implosions : İçe patlama. İçe doğru çökme. İçe doğru patlama. İçpatlamalı. İmplozyon. Patlamalı iç çökme. İç patlama. İçpatlama.

Plosion : Patlama (dilbilgisi terimi). Patlama. İçpatlama. Nefes patlaması.

Atomic explosion : Atom patlaması.

Displosion : Patlama. Ateşleme.

Explosion chamber : Patlama odası.

Explosion motor : Patlamalı motor. Hava-yakıt karışımının hızla yanmasıyla beslenen motor.

Explosion gas : Patlama uçunu. Patlama gazı. İnfilak gazı.

Dust explosion : Toz patlaması.

Explosion proof : Patlamaya dayanıklı. Patlamaz. Patlamaönler. Alev almaz.

İngilizce Plosions Türkçe anlamı, Plosions eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Plosions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blasting : Dinamitleme. Patlatma yapan kimsenin işi. Püskürtme. Püskürtme yapan kimsenin işi. İnfilak. Küfretme. Patlatan kimsenin işi. Havaya uçma. Patlayıcı.

Blowup : Fotoğraf büyütme. İnfilak. Agrandisman. Büyültme. Kavga. Öfke patlaması. Tepesi atma. Şişirilebilen.

Bursting : Patlayacak veya altına edecek gibi (çişi gelmiş). Püsküren. Patlayan. Patlak. Açılma (refrakter). Kırıcı. Geçit açıcı. Yıkıcı.

Blowups : Büyültme. Tepesi atma. Agrandisman. İnfilak. Fotoğraf büyütme. Kavga. Öfke patlaması. Şişirilebilen.

Occlusive : Oklüzif. Oklüzyon ile ilgili. Tıkayan. Kapantılı. Örtücü. Oklusif. Ağız kanalının kapanması ve ciğerlerden gelen havanın patlama biçiminde dışarı itilmesiyle oluşan ünsüz; p, b, m, t, d, k, g ünsüzlerinden her biri. Kapatıcı. Bloke eden.

Release : Tahliye. Serbest bırakma. Sürmek. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Muaf tutma. Serbest bırakmak. Bir filmin oynatılmak üzere piyasaya çıkarılması. Yürürlükteki bir görevin kullanmak üzere tuttuğu bir çevre biriminin ya da bir bellek alanının, izlencedeki bir komut, işletmen'in karışması ya da işletim dizgesince uygulanan herhangi bir komut nedeniyle görevle ilişkisini kesmek, bunları herhangi bir başka görev için kullanıma açık duruma getirmek. Piyasaya sunmak. Azat.

 

Implosions : İç patlama. İmplozyon. İçpatlamalı. İçe doğru çökme. İçe doğru patlama. İçe patlama. Patlamalı iç çökme.

Deflagration : Yanma dalga hareketi. Yavaş yanarak patlama. Ani yanma. Birden tutuşma. Birden ateş alma. Birden yanma. Alev alma. Tutuşma. Parlama.

Explosion : İnfilak. Tepesi atma. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması. Magmadaki gazların birdenbire yeğin gürültüyle patlaması. Yanardağ patlaması. Parlama. Artış. Coğrafya, kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Ateş alma. Galeyan.

Stop : Durdurma. Noktalamak. Işık düzengeci. Resim durdurma. Duruş. Çekit. Kalmak. Önlemek. Stop ettirmek. Kesmek.

Plosions synonyms : plosive consonant, tone ending, plosive speech sound, stop consonant, blastings, blowout, blowouts, deflagrations, plosive, boom, detonation, detonating, burst, plosion, detonations, implosion, blowing up, combustion.

Plosions zıt anlamlı kelimeler, Plosions kelime anlamı

Plosions antonyms : continuant consonant.