Plumier türkçesi Plumier nedir

Plumier ingilizcede ne demek, Plumier nerede nasıl kullanılır?

Plumiest : Tüy gibi. Tüysü. Tüylü.

Pluming : Sorguç. Ödül. Tüylerini düzeltmek (kuş). Tüy (kuşa ait). Kuş tüyü. Mükafat. Kuştüyü. Tüy. Tüylerle süslemek. Tuğ.

Plum sawfly : Erik yaprakarısı. Meyveyi oluşum sırasında kurtlandırıp dökerek özellikle caneriği bahçelerine büyük zarar veren zarkanatlı böcek.

Plum tree : Erik ağacı.

Cherry plum : Kirazeriği.

Japanese plum : Prunus salicina. Yenidünya. Maltaeriği. Malta eriği.

Plumb : Derinlemesine araştırmak. Şakul. Anlamını çıkartmaya çalışmak. Derinine inmek. Çekül. Adamakıllı. Gayet. (çekülle) düzeltmek. Ölçmek (derinlik). Düzeltmek.

French plum : Kuru erik. Erik kurusu.

Plumage : Süslü elbise. Kuşun tüyleri. Tüylü elbise. Kuş tüyleri. Tüyler (kuş). Tüyler (kuşa ait).

Plumages : Kuş tüyleri. Tüylü elbise. Tüyler (kuşa ait). Tüyler (kuş). Kuşun tüyleri. Süslü elbise.

İngilizce Plumier Türkçe anlamı, Plumier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plumier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pinnate : İnce ve uzun dokunma uzvu olan (zooloji terimi). Tüy yapraklı. Sapının iki tarafında tüysü yaprakları olan (bitki). Kuş tüyü şeklinde düzenlenmiş. Sapının iki yanında tüysü yaprakları olan. İnce ve uzun dokunma uzvu olan (hayvan). Pinnat. İnce ve uzun dokunma uzvu olan.

 

Stock : Birikim. Firmaların üretim ya da satışlarındaki beklenmedik dalgalanmaları karşılayabilmek için tuttukları veya satamadığı mamul, yarı mamul ve hammadde. Hammadde. Boyunduruk. Gövde (ağaç vb.). Kızak (gemi). Sap. Tahvil. Malzeme. Sınırları belirli olan bir su kütlesindeki su ürününün miktarı.

Floss silk : Ham ibrişim. Ham ipek. Bükülmemiş ipek. Floş. Havlı. Bükülmemiş iplik.

Wood : Ağaçlık. Koru. Ağaçlandırmak. Orman. Sertleşmiş ölü ksilem hücrelerinden oluşmuş karmaşık yapı. Kereste. Tahta. Küçük orman. Tahtadan yapılmış. Ağaç.

Plumose : Kuş tüylü. Plümoz. Tüylü, tüye benzer.

Downiest : Yumuşacık. Kurnaz. Anasının gözü. En kurnaz. Havlı. En yumuşacık.

Downy : Anasının gözü. İnce tüylü. Havlı. Yumuşacık. Kurnaz.

Furriest : Kürk gibi. Kürklü. Kürkle kaplı. Kürk kaplı. Paslı. Tüyleri kabarık.

Featherweights : Tüy siklet. Çok hafif. Tüysıklet. Önemsiz. Tüy gibi hafif. Önemsiz kimse. Tüy gibi hafif kimse. Sinek siklet. Tüyağırlık.

Planking : Ağaç döşeme. Döşeme. Tahta döşeme. Kalas döşeme. Keçeleştirme. Kalaslar. Kalas kaplama. Ahşap döşeme. Tahta kaplama.

Plumier synonyms : pipe fitter, plank, awned, flockiest, artificer, flockier, furry, feathery, penniform, fuzziest, artisan, board, fuzzy, as light as feather, featherlike, feathered, haired, hairlike, plumy, plumiest, downier, journeyman, floccose, fuzzier, building material, strip, craftsman, flocky, timber, featherweight, fluey, as light as a feather.

 

Plumier zıt anlamlı kelimeler, Plumier kelime anlamı

Estivate : Yazı belirli bir yerde geçirmek (ayrıca aestivate). Yaz aylarında hareketsiz veya pasif olmak (zooloji). Yaz mevsimini geçirmek. Yaz uykusu yapmak. Yaz uykusu yapan. Yaz uykusuna yatmak.

Wake : Canlandırmak. Kaldırmak. Ölüyü bekleme. Yıllık tatil. Uyandırmak. Gözünü açmak. Uyanmak. Dümen rüzgarı. Harekete geçirmek. Canlanmak.

Be active : Faal olmak. Meşgul olmak. Enerjik olmak. Faaliyet göstermek. Aktif olmak. Etkin olmak. Canlı olmak. Hareketli olmak. Faaliyette olmak.

Plumier antonyms : unfeathered, hibernate, aestivate.