Plummets türkçesi Plummets nedir

  • Tesviye ruhu.
  • Zoka.
  • Sıkıcı.
  • Dikine düşmek.
  • Düşüvermek.
  • Yük.
  • Dalmak.
  • Düşmek.
  • Düşmek (dikine ve büyük bir hızla).
  • Dimdik düşmek.

Plummets ingilizcede ne demek, Plummets nerede nasıl kullanılır?

Plummet : Sıkıcı. Kamaka. Düşmek (dikine ve büyük bir hızla). Dikine düşmek. Tesviye ruhu. Zoka. Düşüvermek. Yük. Dalmak. Dimdik düşmek.

Plummeted : Dalmak. Dikey (düşen). Dimdik düşmek.

Plummeting : Zoka. Sıkıcı. Düşmek. Düşmek (dikine ve büyük bir hızla). Dikine düşmek. Yük. Dalmak. Tesviye ruhu. Düşüvermek. Dimdik düşmek.

Plummier : Erikli. Erik gibi. Tok (ses). Erik dolu. Güzel. Yapmacık.

Plummiest : Tok (ses). Erik dolu. Güzel. Erik gibi. Erikli. Yapmacık.

Plum tree : Erik ağacı.

Damson plum : Mürdüm eriği. Mürdümeriği.

French plum : Kuru erik. Erik kurusu.

Sugar plum : Şekerleme.

Plum sawfly : Erik yaprakarısı. Meyveyi oluşum sırasında kurtlandırıp dökerek özellikle caneriği bahçelerine büyük zarar veren zarkanatlı böcek.

İngilizce Plummets Türkçe anlamı, Plummets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plummets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blockish : Donuk. Ahmak. Aptal. Salak.

Perpendicular : Doğru. Dikey. Amudi. Dikme. Düşey. Dik. Dikey çizgi. Şakuli. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru.

 

Plummeted : Dikey (düşen).

Break into : Zorla girmek. Konuşmayı kesmek. Basmak. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Tecavüz etmek. Hırsızlık yapmak. Ayırmak. Zorla içeri girmek. Lafa karışmak.

Conk : Kafa. Bozulmak. Çalışmamak. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Ölmek. Başa vurulan darbe. Bayılmak. Tahtalıköyü boylamak. Burun.

Spirit level : Su terazisi. Yatay ve düşey konumları belirten araç. Düzeç. Tesviyeruhu. Kabarcıklı düzeç. Kabarcıklı düzey. Su düzeci.

Create : Yaratmak. Neden olmak. Meydana koymak. Yapmak. Atamak. İcra-i sanat etmek. Peyda etmek. Yetki vermek.

Bob : Kısa kesmek (saç). Şilin. Kısa kesmek. Reverans yapmak. Sık sık sallanmak. Hareket etmek. Kısa saç modeli. Çabuk eğip kaldırmak. Yarış kızağı. Aşağı yukarı hareket etmek.

Come down in the world : Attan inip eşeğe binmek. Durumu bozulmak. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Feleğin sillesini yemek. Gerilemek. Hayatta başarısızlığa uğramak. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Yoksullaşmak. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek.

Barging : Toslamak. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Çarpmak.

Plummets synonyms : freight, condescended, barge, condescends, fish shaped lure, carload, plumb rule, blow, blow in, bulks, flops, burthen, come down, flopping, balder, bounce, plumb line, arid, bounces, fardel, bovine, spinner, plumb bob, conked, collapse, come off, encumbrance, collapsing, break, crash, boring, boeotian, bothersome.