Plummeting türkçesi Plummeting nedir

  • Dalmak.
  • Yük.
  • Dimdik düşmek.
  • Tesviye ruhu.
  • Düşüvermek.
  • Düşmek (dikine ve büyük bir hızla).
  • Sıkıcı.
  • Zoka.
  • Düşmek.
  • Dikine düşmek.

Plummeting ile ilgili cümleler

English: Home prices are plummeting.
Turkish: Ev fiyatları hızla düşüyor.

Plummeting ingilizcede ne demek, Plummeting nerede nasıl kullanılır?

Plummet : Düşmek (dikine ve büyük bir hızla). Zoka. Dalmak. Tesviye ruhu. Düşüvermek. Zemine bağlı olan süngerleri ağırlığının yana yatırılmasıyla sökerek çıkaran sünger zıpkını. Sıkıcı. Kamaka. Dimdik düşmek. Yük.

Plummeted : Dimdik düşmek. Dikey (düşen). Dalmak.

Plummets : Düşüvermek. Düşmek. Sıkıcı. Dimdik düşmek. Dalmak. Tesviye ruhu. Düşmek (dikine ve büyük bir hızla). Yük. Zoka. Dikine düşmek.

İngilizce Plummeting Türkçe anlamı, Plummeting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plummeting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barging : (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Çarpmak. Toslamak.

Cathexis : Kateksi. Enerji yüklenimi. Bir fiziksel harekette harcanan enerji. Kateksis. Bir faaliyetteki nesnedeki veya insandaki harcanmış enerji (psikoloji terimi).

Blander : Yumuşakbaşlı. Tatsız. Uysal. Yavan. Kibar. Mülayim. Yumuşak. Fazla tatlı olmayan. İnce.

 

Conk : Kafa. Başa vurulan darbe. Bozulmak. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Ölmek. Burun. Bayılmak. Çalışmamak. Tahtalıköyü boylamak.

Be absorbed in : Tüm dikkatini bir şeye vermiş olmak.

Balder : Sade. Yapraksız. Dazlak (argo terim). Kılsız. Yalın. Süssüz. Yavan. Tüysüz. Saçsız.

Blow : Esmek. Kaçırmak (fırsat). Yelpazelemek. Patlamak. Çiçeklenmek. Fışkırmak. Uçurmak. Su fışkırtmak (balina). Kahretmek.

Barge : Duba. İçeriye paldır küldür girmek. Toslamak. Kesmek. Mavna. Saltanat kayığı. Mavna ile taşımak. Yüzen ev. Salapurya.

Baldest : Yapraksız. Kabak kafalı. Kabak. Yüzsüz. Tüysüz. Kel. Kılsız. Saçsız. Besbelli.

Crashes : Batmak. Çarpışmak. Büyük bir gürültü yapmak. Parçalanmak. Davetsiz olarak gitmek. Çarpmak. Kırılmak. Gürültü etmek. Düşmek (kaza sonucu). İflas etmek.

Plummeting synonyms : crashed, come down, burthens, break into, boeotian, arid, blow in, cargoes, bovine, fish shaped lure, plummet, flops, abandon oneself to, burden, flop, bald, come down in the world, blocker, bothersome, collapsing, condescend, flopping, carloads, blandest, come off, bounces, create, bulk, encumbrances, be engrossed in, boring, plumb rule, charge.