Pointy türkçesi Pointy nedir

Pointy ingilizcede ne demek, Pointy nerede nasıl kullanılır?

Point a moral : Kıssadan hisse çıkarmak. Hisse çıkarmak (kıssadan). Ders çıkarmak. Ahlak dersi çıkarmak.

Point at infinity : Sonsuzdaki nokta. Sonsuzdaki çekit.

Point blank : Yakın. Kesin. Çok yakından. Burnunun dibinden. Yakın menzilli. Yatay olarak ateşlenen. Doğrudan. Yakından. Yatay olarak. Çok yakın geçen.

Point brillance : Nokta parıltı. Bir ışık kaynağının, boyu ayırt edilemeyecek bir uzaklıktan, doğrudan doğruya görsel gözleminde ortaya çıkan ve kaynağın, gözbebeğinde düşünülen, ışınlara dik bir düzlem parçacığı üzerinde doğuracağı aydınlıkla ölçülen büyüklük.

Point charge : Çekit yük. Bir nesnenin, tüm elektrik yükünün o nesnenin özeğinde toplandığı varsayımına dayanan düşünsel yükü. eksicik, önelcik gibi öğecikaltı parçacıklar nokta-yük sayılırlar. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Nokta-yük. Bir elektriksel yükün bir noktaya indirgenmiş biçimi. Noktasal yük.

Point estimate : Nokta tahmin. Nokta tahmini. Tek değer halinde tahmin.

Point drift : Çalışma noktasının kayması. Çalışma noktası kayması.

Point function : Nokta işlevi.

Point elasticity : Bağımlı ve bağımsız değişkenlerdeki değişmelerin çok küçük (türevsel veya farksal) olması durumunda hesaplanan esneklik. Nokta esnekliği. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

 

Point estimation : Nokta kestirimi. Nokta tahmini. Nokta tahmin. Noktasal kestirim.

İngilizce Pointy Türkçe anlamı, Pointy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pointy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Epigrammatical : Esprili. Hiciv veya nükte veya vecizelerle alakalı. Veciz. Epigrametikal. Vecizeli. Özlü. Nükteli. Keskin.

Angular : Açılı. Bir deri bir kemik. Açısal. Zayıf. Zarafetten yoksun. Kemikleri sayılan. Sevimsiz. Çöp gibi (argo terim). Çöp gibi.

Punctated : Benekli.

Knifelike : Bıçak gibi. Keskin. Bıçak gibi (keskin). Bıçağa benzeyen.

Dotty : Benekli. Aptal. Üşütük. Kaçık. Budala. Sapık. Bunamış. Abayı yakmış. Çatlak.

Toed : Parmaklı.

Acute : Açıkgöz. Dar (açı). Aşırı. Akut. Zeki. Ağır. Şiddetli. İlerlemiş. Keskin.

Flecked : Puanlı. Beneklerle kaplı. Çilli. Küçük noktalarla işaretli. Benekli. Çizgi çizgi olmak.

Specked : Benekli. Puanlı. Küçük noktalarla işaretli. Lekeli. Alacalı.

Argute : Cırtlak. Keskin. Zeki.

Pointy synonyms : pointed toe, spottiest, dotted, incisive, jagged, punctuated, aculeate, edged, acutest, spottier, acutes, acuter, cuspated, pointier, dottier, punctulate, acuate, cuspidated, doglegged, punctate, spotted, dottiest, pointiest.

Pointy zıt anlamlı kelimeler, Pointy kelime anlamı

Toeless : Ayak parmaksız. Ayak parmaklarından biri ya da birkaçının eksik olması. Ayak parmakları olmayan. Burunsuz ayakkabı.