Polers türkçesi Polers nedir

  • Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet.
  • Polonyumun simgesi.
  • Polonyum.
  • Lazımlık.

Polers ingilizcede ne demek, Polers nerede nasıl kullanılır?

Poler : Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet. Polonyumun simgesi. Lazımlık. Polonyum.

Pole arm : Kutup kolu.

Pole cell : Kutup hücresi. Mayoz bölünmesi sırasında yumurta hücresinin yanında oluşan ve sonra körelen hücreler. halkalı solucanların ya da yumuşakçaların embriyolarında olduğu gibi küçük hücrelerden tomurcuklanan büyük hücre. böcek embriyolarının çok erken safhasında kuyruk ucundan farklılaşan ve bunlardan eşey hücrelerinin geliştiği büyük hücreler.

Pole of rotation : Dönme kutbu. Bircismin dönmeeksenin cismi deldiği iki noktadan her biri.

Pole star : Önder. Kutupyıldızı (astronomi terimi). Ucay yıldızı (astronomi terimi). Öncü. Kutup yıldızı. Küçükayı'nın a yıldızı. Demirkazık (astronomi terimi). Yol gösterici. Kutupyıldızı.

Pole zero plot : Sıfır kutup çiziti.

Be up the pole : Çakırkeyif olmak. Sarhoş olmak. Zor durumda olmak. Zorda olmak.

Magnetic pole strength : Mıknatıssal ucay yeğinliği. Manyetik kutup şiddeti. Bir mıknatıssal ucayın, birim mıknatıssal ucay türünden tutarı.

Battery pole : Akümülatör kutbu. Akü kutbu.

Antenna pole : Anten direği.

 

İngilizce Polers Türkçe anlamı, Polers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Influence : Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Tesir. Söz geçirmek. Etkilemek. Nüfuz etmek. Ses getirmek. İkna etmek. Etkili olmak. Nüfuz.

Persuasiveness : İnandırıcılık. İkna edebilme gücü. İkna yeteneği. İkna edicilik. İkna edici olma.

Valency : Öğeciğin kaç kimyasal bağ yapabileceğini gösteren sayı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birleşme değeri. Uydu. Bir atom ya da atom kümesinin, hidrojen atomu ya da eşdeğeriyle birleşebilmesine göre ölçülen kimyasal bağ yapabilme sığası. Değerlik. Değerlilik. Bağdeğer. Valans.

Preponderance : Üstünlük. Ağır basma. Baskınlık. Çoğunluk. Sayı ve kuvvet üstünlüğü. Sayıca fazlalık. Kanıt üstünlüğü. Hakim olma. Preponderans.

Papyrus : Papirüs. Papirus. Papirüs el yazması. Papirüs ağacı. Eski mısırlıların yazı kağıdı yapmak için özünden yararlandıkları bitki. bu bitkiden yapılan kağıt. bu kağıt üzerine yazılmış elyazısı.

Resolution : Karar. Ayırma gücü. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon. Metanet. Eritme. Bir kuvveti, istenileni doğrultularda etkiyen en az iki kuvvete ayırma. üstüste binmiş izge doruklarını ayırma. Ayırma. Yasa tasarısı. Rezolüsyon. Ayırma duyarlılığı.

 

Document : Dipnotlar koymak. Belge. Yazıyla kanıtlamak. Kanıtlamak. Belgelendirmek. Bir olguyu ya da bir savın doğruluğunu gösteren, basılı da olabilen kanıtlayıcı gereç. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Belgelemek. Döküman sağlamak. Bir araştırmada bilgi kaynağı olarak başvurulan ve çeşitli kamu ya da özel kişi ve kuruluşlarca derlenmiş, yayınlanmış ya da yayınlanmamış veriler.

Capitulation : Şartlı teslim. Kapitülasyon. Teslim. Yabancılara tanınan ayrıcalık. Özet. Avrupa, asya ya da amerika'daki bütün yabancı devletler yararına doğu ve yakın doğu devletlerince tanınan çeşitli ayrıcalıklar. Kapitilasyon. Hulasa. Şartlı olarak teslim olma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Valence : Bağdeğer. En yüksek değer. Değerlik. Öğeciğin kaç kimyasal bağ yapabileceğini gösteren sayı. Bkz.valency. Bir öğeciğin ya da bir kökçenin öteki öğeciklerle ya da kökçelerle belirli oranlarda birleşebilirliği. verilen bir öğeciğin ya da kökçenin hidrojen öğeciği ile birleşme oranını gösteren sayı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birleşim değeri. Birleşme değeri. Değer.

Writing : Yazılı eser. Yazı şekli. Duygu ve düşüncelerin yazılı olarak anlatılabilmesi için bir dildeki sesleri harf, hece veya şekillerle göstermeye yarayan işaretler dizisi, alfabe düzeni. dünya dillerinde hece yazısı, resim yazısı (hiyeroglif) ve alfabe yazısı olmak üzere başlıca üç yazı sistemi vardır bunlara bk. El yazısı. Yazım. Yazarlık. Yazı. Makale. Bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Yazılma.

Polers synonyms : patent of invention, legal instrument, piece of writing, chokehold, written document, political program, legal power, right of first publication, political platform, throttlehold, source, bedpan, stranglehold, clause, confession, instrument, declaration, ballot, veto, patent, charter, voucher, repellant, jerry, effectualness, poloniums, powerless, credential, poler, potty, study, strength, po.

Polers zıt anlamlı kelimeler, Polers kelime anlamı

Powerlessness : Kuvvetsizlik. Güçsüzlük.

Powerful : Ensesi kalın. Erkli. Nüfuzlu. Kuvvetli. Etkili. Muhteşem. Keskin. Kuvvet. Çok miktarda. Kudretli.

Powerless : Aciz. Zebun. Elinden bir şey gelmez. Nüfuzsuz. Zayıf. Beceriksiz. Yetersiz. Çaresiz. Kuvvetsiz.

Polers antonyms : uninterestingness, unpersuasiveness, uncreativeness, ineffectiveness, unable, inaptitude, stupidity, incapacity, inability.