Political pluralism türkçesi Political pluralism nedir

  • Siyasal çoğulculuk.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Siyasal gücün ve yetkilerin devlet kuruluşları ile özerk ya da bağımsız kimi ekonomik, toplumsal ve siyasal örgütler arasında bölüştürülmesini savunan bir görüş. bu özellikteki siyasal - toplumsal yapı.

Political pluralism ingilizcede ne demek, Political pluralism nerede nasıl kullanılır?

Political : Politikayla ilgilenen. Hükümet. Hükümete ait. Politik. Siyasal. Devlet. Devlete ait. Siyasi.

Pluralism : Plüralizm. Çoğulluk. Pluralizm. Çoğul olma. Çokçuluk. Çoğulculuk. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. toplumbilimde: tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Birden fazla makamı olma (din). Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü.

Political asylum : Sığınma. Siyasi iltica. Sığınma hakkı. Siyasal iltica. İltica hakkı. Siyasi sığınma.

Political business cycles : Politik iş çevrimleri. Siyasi konjonktür. Tekrar seçilmek isteyen hükümetlerin seçim öncesi ve sonrasında farklı hedeflere yönelik iktisat politikaları uygulamaları sonucu ortaya çıkan iş çevrimleri.

 

Political capture theory : Düzenleyiciyi kuşatma kuramı. Sanayideki egemen firmanın, konumunu sürdürmesini sağlayan düzenlemeleri yapan düzenleyici kurumun önünde sonunda tamamen sözkonusu firma tarafından kuşatılacağını ileri süren kuram.

Political cinema : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Siyasal sinema. Sinemanın, toplumu siyasal yönden bilinçlendirme aracı, siyasal savaşımda bir silah olarak kullanılmasını savunan ve bu yolda filmler gerçekleştiren sinema akımı.

İngilizce Political pluralism Türkçe anlamı, Political pluralism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Political pluralism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alienation : Devir. Aliyenasyon. Soğutma. Uzaklaşma. Yabancılaşma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Devretme. Aralarını açma. Yabancılaştırma. Yabancı emek.

Affection : Etkileme. Sevgi. Yakınlık. Meyil. Hastalık. Eğilim. Düşkünlük. Muhabbet. Şefkat.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

 

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Adaptive behavior : Adaptif davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumcu davranış.

Age distribution : Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı.

Age group : Yaş öbeği. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu.

Agnation : Soydaşlık. Akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba tarafından). Hısımlık. Baba tarafından akrabalık.

Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.

Political pluralism synonyms : acclimatation, agression, abilities, achievement motive, aesthetic, acculturation.