Polyploid türkçesi Polyploid nedir

  • Çok kromozomlu.
  • İkiden fazla kromozom takımı bulunduran organizma. triploit (3 takım), tetraploit (4 takım) gibi.
  • Poliploit.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Poliploid.

Polyploid ingilizcede ne demek, Polyploid nerede nasıl kullanılır?

Polyploide : Çokkatlamlı.

Polyploidy : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücre çekirdeğindeki kromozom sayısının türe has haploit kromozom sayısının iki kattan fazla sayıda oluşu. İkiden fazla kromozom takımı bulundurma durumu. Çok kromozomluluk. Poliploitlik. Poliploidlik. Poliploidi.

Autopolyploid : Otopoliploidi. Otopoliploid. İki homolog kromozom takımından fazla kromozom takımı taşıyan poliploit organizma olup kromozom takımlarının hepsi tek bir türden gelir. otoploit. Otopoliploit.

Endopolyploidy : Diploit bir bireyde, çekirdeklerinde 4c, 8c, 16c, 32c.... miktarında dna kapsayan hücrelerin görülmesi. Endopoliploidi.

Polyplacophora : Chitonlar. Sekiz katmanlı kabukları ve ayak benzeri uzantıları ile karakterize yumuşakçalar türü.

Endometrial polyp : Döl yatağı mukoza epitelinden köken alan, yalnızca köpeklerde görülen iyicil, bağ doku stromasından zengin saplı tümör. Endometriyal polip.

Nutritive polyp : Knidli hayvanların meydana getirdikleri kolonilerde iş bölümü sonucu beslenme görevini üzerine almış koloni bireyi. Besin polibi.

 

Benign polyp : İyi huylu polip. Hayati tehlike oluşturmayan polip. İyi huylu tümör.

Nourishing polyp : Knidli hayvanların meydana getirdikleri kolonilerde iş bölümü sonucu beslenme görevini üzerine almış koloni bireyi. Besin polipi. Besin polibi.

Polyplegia : Polipleji. Çeşitli kasların felci. Diyapleji.

İngilizce Polyploid Türkçe anlamı, Polyploid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polyploid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza. Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

 

Organism : Örgüt. Vücut. Örgenlik. Yaşamsal işlevlerini devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Yapı. Oluşum. Organizma. Uzviyet. Canlı varlık.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen.

Being : Mahluk. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Olma. Vücut. Varoluş. Mevcudiyet. Yaratık. Tanrı. Varlık.

Polyploid synonyms : abramis zone, aardvarks, a chromosome, abiotic environment, abductor muscle, a cell, abambulacral area, triploid, a cells.

Polyploid zıt anlamlı kelimeler, Polyploid kelime anlamı

Haploid : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yarı kromozomlu. Tek kalıtımsal. Tek kromozomlu yapı. Haploit. Haployid. Tek bir kromozom takımı kapsayan hücre ya da organizma. monoploit. Kromozom sayısının yarıya inmesi sonucu oluşan "n" sayıda kromozom taşıyan hücreler, monoploit. Monoploit. Tek kalıtsal.

Diploid : İki katlı. Aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre veya birey. Diploit. Çoğu yüksek organizmaların somatik hücrelerinde olduğu üzere, her bir kromozomdan iki adet olması durumu. birbirinin aynısı halindeki çift kromozom setine sahip olan hücre. İkikatlamh. Aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre ya da birey. Diployit. Çift. Diployid. Yarısı anneden yarısı babadan gelen o türe has kromozom hücresi.