Pomading türkçesi Pomading nedir

Pomading ingilizcede ne demek, Pomading nerede nasıl kullanılır?

Pomade : Pomat sürmek. Pomad. Briyantin. Saç merhemi. Merhem. Merhem sürmek. Vazelin, lanolin, bal mumu, reçine gibi maddelerin taşıyıcı maddelerin etken maddelerle karışımlarıyla hazırlanan ve dışarıdan kullanılan ilaç biçimi, oinment, pomat. Pomat.

Pomaded : Merhem. Pomat. Saç merhemi. Briyantin. Pomad. Pomat sürmek. Merhem sürmek.

Pomades : Briyantin. Pomad. Merhem sürmek. Merhem. Pomat. Pomat sürmek. Saç merhemi.

Wilkinson pomade : Yapısında ardıç katranıyla kükürt içeren ve dış parazitlere karşı kullanılan ilaç. Wilkinson pomadı.

Pomace : Üzüm posası. Posa. Ezme. Meyve ezmesi.

Pomander : Delikli baharat topu. Güzel kokulu baharat kutusu. Koku yayan baharat kutusu. Koku kesesi. Parfüm topu.

Adipoma : Adipom.

Pomatums : Pomat. Merhem.

Adenolipoma : Bez ve yağ doku elemanlarından oluşan iyicil karışık tümör. Adenolipom.

Pomanders : Delikli baharat topu. Koku kesesi. Koku yayan baharat kutusu. Parfüm topu.

İngilizce Pomading Türkçe anlamı, Pomading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pomading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emulsion : Emülsiyon. Subye. Asıltı. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir sıvı parçacıklarının yine bir sıvı içinde dağılması. Asıltısıvı. Birbiri içinde çözünmeyen ya da az çözünen iki sıvıdan birinin öteki içinde küçük damlacıklı dağılması. Sübye. Karışmaz iki sıvıdan birinin öbürünün içinde çok küçük damlacıklar halinde asılı kaldığı incelmiş karışım.

 

Ointments : Onguan. Onitment. Yağ.

Salve : Rahatlatmak. Yatıştırıcı. Acısını dindirmek. Yaraya merhem olmak. Dindirmek. Acısına merhem olmak. Teselli. Avuntu. Yatıştırmak.

Grease : Yağ. Katı yağ. Para yedirmek. (hayvansal) yağ. Yağlamak. Makine yağı. Rüşvet vermek. Yağ sürmek. Gresyağı.

Bandoline : Ayva tohumları ve diğer bileşenlerle yapılan ve 19 ve 20'nci yüzyıllarda berberler tarafından saça şekil vermek ve saçın parlak görünmesini sağlamak için kullanılmış olan parfümlü yapışkan bir madde.

Liniment : Ağrı kesici merhem. Sıvı merhem. Ağrı ovma ilacı. Liniment. Eklem ve romatizma ağrılarını dindirmek için kullanılan merhem. Eklem ve romatizma ağrılarını hafifletmek için kullanılan merhem. Ovalamaç. Katı ve sıvı yağların, esansların, balzamların ve sabunların birini veya birkaç tanesini sübyeleştirilmiş biçimde içeren, dışarıdan kullanılmaya müsait olarak hazırlanmış şurup veya daha koyu kıvamlı ilaç biçimi.

Millstone : Başbelası. Değirmentaşı. Yük. Engel. Değirmen taşı. New jersey eyaletinde yerleşim yeri.

Salves : Teselli. Avuntu. Yaraya merhem olmak. Yatıştırmak. Övme. Kurtarmak. Rahatlatmak. Acısına merhem olmak. Yatıştırıcı. Dindirmek.

 

Pomading synonyms : superload, live load, indefinite quantity, pomades, citroneila, inunction, balm, pomatums, burthen, weight, dead load, salving, trainload, macassar oil, burden, lacquer, pomade, overburden, ointment, load, pomaded, overload, liniments, oinment, pomatum, balms, brilliantine.

Pomading zıt anlamlı kelimeler, Pomading kelime anlamı

Imperative : Mecburi. Zorunluluk. Zorunlu. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.’nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alım’dır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Şart. Emir kipi. Tahakküm. Kaçınılmazlık. Emreden.

Manual : Ele ait. Elbetiği. Kitapçık. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Elle ilgili. Elcil. El. Elkitabı. Kılavuz. Herhangi bir donanım ya da yazılım dizgesinin kullanımı sırasında kullanıcının duraksamalarını gidermek üzere başvurabileceği biçimde düzenlenmiş belgeleme öğesi.