Pontification türkçesi Pontification nedir

  • İtiraz kabul etmez şekilde konuşma.
  • Bildiğini okuma.
  • Vaaz verme.
  • Bilgiçlik taslama.
  • İtiraz ve eleştiri dinlememe.
  • Ahkam kesme.
  • Papalık veya rahiplik veya kardinallik (makamı).

Pontification ingilizcede ne demek, Pontification nerede nasıl kullanılır?

Pontifications : Bilgiçlik taslama. Vaaz verme. İtiraz kabul etmez şekilde konuşma. Ahkam kesme. Papalık veya rahiplik veya kardinallik (makamı). İtiraz ve eleştiri dinlememe. Bildiğini okuma.

Pontificating : İddia etmek. Papalık sıfatı ile katılmak. Ahkam kesmek. Papalık. Başpiskoposluk. Tumturaklı konuşmak. Başkanlık etmek (dini kurum). Başkanlık etmek.

Pontificate : Ahkam kesmek. İddia etmek. Başkanlık etmek (dini kurum). Papalık. Tumturaklı konuşmak. Başkanlık etmek. Başpiskoposluk. Papalık sıfatı ile katılmak.

Pontificated : İddia edilen. Papalık sıfatı ile katılmak. Ahkam kesmek. İddia edilmiş. Başkanlık etmek (dini kurum). Tumturaklı konuşmak.

Pontificates : Başkanlık etmek (dini kurum). Başpiskoposluk. Ahkam kesmek. Papalık sıfatı ile katılmak. Papalık. Tumturaklı konuşmak. İddia etmek. Başkanlık etmek.

Pontifical : Papalık yetkisi olan. Gururlu. Papaya ait. Kibirli. Kurumlu.

Pontifically : Papaya ait olarak. Gururlu bir şekilde.

İngilizce Pontification Türkçe anlamı, Pontification eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pontification ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enrichment : Zenginleştirme. Kuvvetlendirme. Kimya, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Cevherin içinden alınmak istenen mineralin öğütme, mıknatısla ayırma vb. yollarla niteliklerinin geliştirilmesi ve niceliğin artırılması. çekirdeksel yakıtta bulunan bölünür çekirdeklerin oranını doğal uranyumunkinden yukarı çıkarma. damıtma işleminde tepe ürünündeki uçucu derişimini artırma. Süsleme. Varsıllaştırma. Süs. Bir elementin izotop oranının fisil madde katkısıyla artırılması. Zenginleşme. Koyultma.

Preaching : Vaız. Vaaz. Küçük düşürücü. Hatiplik. Öğüt. Öğüt verme.

Pedantry : (kurallara gösterilen) titizlik. Ukalalık. Gösteriş.

Chagrin : Keder. İç sıkıntısı. Hayal kırıklığına uğratmak. Can sıkmak. Küstürmek. Gücenmek. Üzmek. Rezil etmek. Üzülmek. Hayal kırıklığı.

Pragmatism : Uygulamacılık. Faydacılık. Yararcılık. Bir bilgi ya da işlemin değerini denenceli kullanım vè uygulanma yeteneğinde bulan yaklaşım. Uygulayıcılık. Pragmacılık. Bir düşüncenin doğruluğunun ancak o düşüncenin sonucuyla ölçülebileceğini ve düşünmenin, eyleme götürücü görevsel bir süreç olduğunu ileri süren; bilgiyi insanın hizmetinde bir araç biçiminde değerlendiren ve kılgılı başarıyı gerçeğin tek ölçütü olarak benimseyen öğreti. Pragmatizm. İşgüzarlık.

Humiliation : Küçük düşürme. Kibrini kırma. Küçük düşme. Utandırma. Alçalma. Bozum. Aşağılama. Rezil etme.

Preachings : Hatiplik. Küçük düşürücü. Vaaz. Öğüt verme.

Embarrassment : Mahcup olma. Para sıkıntısı. Bozuntu. Mahcubiyet. Bozum. Parasızlık. Utanç duyma. Utanma. Şaşkınlık. Rahatsızlık.

Pedantries : (kurallara gösterilen) titizlik. Gösteriş.

Pontification synonyms : pontifications.