Poodles türkçesi Poodles nedir

  • Kaniş.
  • Kaniş köpek.
  • Kaniş köpeği.
  • Fino köpeği.

Poodles ingilizcede ne demek, Poodles nerede nasıl kullanılır?

Large poodle : Büyük fino.

Poodle : Pudıl köpeği. Kaniş. Kaniş köpeği. Fransa’dan köken alan ve fransa’nın ulusal köpek ırkı olarak da tanınan, avrupa’da yaklaşık 400 yıllık bir geçmişi olan, geçmişte av köpeği olarak yetiştirilmiş, standart, minyatür ve toy olmak üzere genel özellikleri aynı yalnızca boyutları farklı üç varyasyonu olan, vücut yapısı orantılı ve kare şeklinde, tüyleri sert ya tam kıvırcık veya kordonlar şeklinde dolanarak uzayan, geleneksel biçimde tıraşı yapıldığında daha zarif, asil ve kendinden emin bir görüntü kazanan, bütün düz renklerde olabilen, gözleri oval ve ırk özelliği olarak genellikle çok koyu renkli, gözleri kahverengi olanlarda koyu kehribar renginde, kayısı renkli olanlarda ise kehribar renginde, kuyruğu geleneksel olarak ½ oranında kısaltılan, neşeli, çok zeki, duyarlı ve eğitime son derece yatkın ve bu nedenle sirklerin aranan hayvanı olan, sahibine çok düşkün, sadık ve koruyucu, günümüzde daha çok pet veya gösteri köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, pudıl köpeği. Fino köpeği. Kaniş köpek.

Poo poo : Kaka yapmak. Çocuk dilinde kaka. Çocuk dilinde kaka yapmak.

 

Pooch : İndirmek (bir düşmanı). Köpek. Köpek (amerikan ingilizcesi). İt. İt (amerikan ingilizcesi).

Pooches : Köpek (amerikan ingilizcesi). İt (amerikan ingilizcesi).

Poofter : Homoseksüel. Eşcinsel erkek. Nonoş. Gey. İbne. Homo. Bkz.poof. Erkek homoseksüel.

Poof : Hop veya puf diye. Homoseksüel. Hkr. Nonoş. Birdenbire (ortadan kaybolmak veya yok olma). Top. Eşcinsel erkek. Şorolo. İbne.

Pool : Bir merkezde toplamak. Ekip. Takım. Ortaya konan para. Küme. Aralarında karşılaşmalar yaparak, bir üst duruma geçecek olan aynı basamaktaki dönüde yer alan en az 4, en çok 10 yarışmacıdan ya da takımdan kurulu dizi. Amerikan bilardosu. Fon oluşturmak. Tecimde yarışıma yer vermemek amacıyla mal ederlerini saptayan tecimsel birlik. birkaç yapımcı kuruluşun sağladıkları kazançları bir bölümü ya da tümü ile (pool) adı verdikleri ortak vezneye yatırmak için aralarında yaptıkları sözleşme. Birleştirmek.

Pool table : Bilardo masası.

Pool quota : Havuz kotası.

İngilizce Poodles Türkçe anlamı, Poodles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poodles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lap dog : Fino. Kucağa alınan ufak köpek. Kucak köpeği.

Malnourished : Yanlış beslenmiş. Eksik beslenmiş.

Drawing : Taslak. Tasar. Tasarı. İşleme koyma. Çizim. Çizme. Resim taslağı. Karakalem resim. Plan. Tersim.

Canis : Köpek. Köpek ailesinden hayvan. Kanis.

Scrabble : Tırmalamak. Kargacık burgacık yazmak. Karalama. Çızıktırmak. Tırmalanmak. Eşelemek. Çiziktirmek. Acele ile yazmak. Aramak. Karalamak.

Poodle : Pudıl köpeği. Fransa’dan köken alan ve fransa’nın ulusal köpek ırkı olarak da tanınan, avrupa’da yaklaşık 400 yıllık bir geçmişi olan, geçmişte av köpeği olarak yetiştirilmiş, standart, minyatür ve toy olmak üzere genel özellikleri aynı yalnızca boyutları farklı üç varyasyonu olan, vücut yapısı orantılı ve kare şeklinde, tüyleri sert ya tam kıvırcık veya kordonlar şeklinde dolanarak uzayan, geleneksel biçimde tıraşı yapıldığında daha zarif, asil ve kendinden emin bir görüntü kazanan, bütün düz renklerde olabilen, gözleri oval ve ırk özelliği olarak genellikle çok koyu renkli, gözleri kahverengi olanlarda koyu kehribar renginde, kayısı renkli olanlarda ise kehribar renginde, kuyruğu geleneksel olarak ½ oranında kısaltılan, neşeli, çok zeki, duyarlı ve eğitime son derece yatkın ve bu nedenle sirklerin aranan hayvanı olan, sahibine çok düşkün, sadık ve koruyucu, günümüzde daha çok pet veya gösteri köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, pudıl köpeği.

 

Scribble : Eğri büğrü yazmak. Çiziktirmek. Çiziktirme. Ditmek (yün). Karalama. Karalamak. Çabuk ve kötü bir el yazısıyla yazmak. Çızıktırmak. Çala kalem yazmak. Kargacık burgacık yazmak.

Poodles synonyms : barbets, barbet.

Poodles zıt anlamlı kelimeler, Poodles kelime anlamı

Nourished : Beslemek. Desteklemek. Gütmek (duygu). Beslenen. Büyütmek.