Popeye türkçesi Popeye nedir

  • Pörtlekgöz.
  • Temel reis.
  • Ispanak yedikten sonra insanüstü bir güce kavuşan denizci çizgi film karakteri.

Popeye ile ilgili cümleler

English: His dog was named Popeye by him.
Turkish: Onun köpeğine onun tarafından Popeye adı verildi.

English: He named his dog Popeye.
Turkish: O, köpeğine Popeye adını verdi.

Popeye ingilizcede ne demek, Popeye nerede nasıl kullanılır?

Popeyed : Patlak gözlü. Pırtlak gözlü.

The pope : Katolik inancının en yüksek psikoposu. Katolik inancının en üst otoritesi. Papa. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri.

Pope : Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Papa. Platika. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, levrekgiller (percidae) familyasından, 15-25 cm kadar uzunlukta, sırtı zeytin yeşili, avrupa ve kuzey asya'nın akıntılı göl ve ırmaklarında yaşayan bir tür. Katolik kilisesinin, isa peygamberin vekili sayılan, vatikan'da oturan ve kardinaller meclisince seçilen başkanı. En çok 25 cm. boyunda olup, geniş tenyanın ikinci arakonakçıları arasında adı geçen levrekgiller türü. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır.

Popedom : Papalık.

Popedoms : Papalık.

Antipope : Kanunlara uygun olarak seçilmiş olan papaya karşı olarak seçilen papa. Meşru papaya karşı çıkan papa.

Epopee : Destan. Epik şiir tarzı. Destan şeklinde yazılmış şiir. Epik şiir. Kutkoşuk. Tanrı, yarı tanrı, kutsal kahraman ve seçkin kişilerin savaş başarılarıyla, yaşamlarını anlatan uzun, geleneksel halk koşuğu.

 

Popes : Papa. Papalar.

Antipopes : Kanunlara uygun olarak seçilmiş olan papaya karşı olarak seçilen papa. Meşru papaya karşı çıkan papa.

Carpopedal : Karpopedal. El veya ayak bileği ile alakalı (anatomi terimi).

İngilizce Popeye Türkçe anlamı, Popeye eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Popeye ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antipope : Meşru papaya karşı çıkan papa. Kanunlara uygun olarak seçilmiş olan papaya karşı olarak seçilen papa.

Openmouthed : Şaşırmış. Afallamış. Dehşete düşmüş. Ağzı açık kalmış. Açgözlü.

Spiritual leader : Hayranlık duyulan kimse. Guru. Ruhani lider. Manevi lider.

Goggle eyed : Gözleri fal taşı gibi açık olan. Gözleri faltaşı gibi açık. Neredeyse şaşkın bir ifade ile patlak gözlerle bakan. Patlak gözlü.

Catholic : Katolik. Yaygın. Açık fikirli. Genel. Katolik kilisesi ile ilgili. Umumi. Liberal. Evrensel.

Papacy : Papalık. Papalık rütbesi.

Pontificate : Başpiskoposluk. Ahkam kesmek. Papalık. Başkanlık etmek (dini kurum). Başkanlık etmek. İddia etmek. Tumturaklı konuşmak. Papalık sıfatı ile katılmak.

Surprised : Şaşkın. Şaşırmış. Hayret etmiş. Şaşmış.

Exophthalmia : Fırlak göz. Ekzoftalmus. Ekzoftalmi.

Pontiff : Ruhani lider. Başpiskopos. Piskopos. Dini lider. Baş rahip. Başrahip. Papa.

Popeye synonyms : roman catholic pope, holy father, bishop of rome, catholic pope, vicar of christ.

Popeye zıt anlamlı kelimeler, Popeye kelime anlamı

Unsurprised : Şaşırmamış. Afallamamış. Hayret etmemiş.

Eyeless : Göremeyen. Kör. Gözsüz. Göz veya gözleri olmayan.