Portioning türkçesi Portioning nedir

Portioning ingilizcede ne demek, Portioning nerede nasıl kullanılır?

Apportioning : Paylaştırma. Paylaştırmak. Dağıtma. Tahsis etme. Pay etmek. Bölüştürmek.

Proportioning : Oranlamak. Ayarlamak. Dozaj. Oranlama. Orantılı hale getirmek.

Portion fish : Sofralık balık. Yemeklik balık.

Portion out : Üleştirmek. Paylaştırmak. Bölüştürmek.

Distrubution portion : Sübyenin damlacık biçimindeki sıvı evre kısmı. Dağılan kısım.

Small portion : Küçük porsiyon.

Portioned : Miras bırakmak. Çeyiz vermek. Bölmek. Bölüştürmek. Porsiyonlamak. Bölümlere ayrılmış. Ayırmak.

Portions : Hisse. Aksam. Pay. Çeyiz. Kısım. Parça. Kişilik. Miras hissesi. Porsiyon. Bölüm.

Large portion : Büyük miktar. Büyük kısım. Büyük bölüm.

Portion : Cüz. Parsellemek. Porsiyonlamak. Pay. Kısmet. Hisse. Bölüştürmek. Kısım. Porsiyon. Bölüm.

İngilizce Portioning Türkçe anlamı, Portioning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Portioning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Portioned : Bölümlere ayrılmış.

Allowing : Kabul etmek. İmkan vermek. İndirim yapmak. Düşünmek. Vermek. İzin vermek. Hesaba katmak. Göz önüne almak. Bırakmak.

 

The element : Doğal çevre. Doğanın güçleri. Kutsal komünyon'da kullanılan ekmek ve şarap (hristiyanlık). Unsur. Hava. Amil. İlke. Element. Ana unsur.

Plots : Plan üzerinde işaretlemek. Kumpas kurmak. Planını çıkarmak. Yerini belirlemek. Konular. Grafiğini çizmek. Kroki üzerinde göstermek.

Cleaved : Bağlı olmak. Yapışmak. Açmak. Sadık kalmak. Yarmak. Yarılmak. İkiye ayrılmak. Çatlamak.

Cleave : Bağlı olmak. Yarılmak. Çatlamak. -den ayrılmamak. Yarmak. Bölünmek. Sadık kalmak. Açmak. Yapışmak.

Allotment : Kiraya verilen küçük arazi. Pay etme. Parselleme. Hisselere ayırma. Bölüştürme. Tahsis. Paylaştırma. İnsanların üzerinde sebze veya meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası. Pay. Hisse.

Legates : Vasiyetle bırakmak. Sefirlik. Papa elçisi. Sefir. Elçi. Vasiyet etmek. Vasiyetle tahsis etmek. Elçi sefir.

Ingredient : İngrediyent. Karışımı oluşturan madde. Bir karışımı veya bileşiği oluşturan maddelerden her biri. Bileşim maddesi. Etken. Muhteva. Bileşen. İçerik. Bir şeyin terkibine giren madde.

Apportioned : Dağıtılan. Taksim edilen. Pay edilen. Bölünen. Pay etmek.

Portioning synonyms : subsidisation, reapportionment, reallotment, aligning, fascicle, parcels, bequeaths, apportioning, dowered, particle, apportionment, plat, appropriates, divide up into plots, plotting, component, divide, cleaving, deal, reallocation, allows, parcel, portion, divide between, allocated, fascicles, allow, share, allocate to, orienting, abstracts, plotted, parcel out.

Portioning zıt anlamlı kelimeler, Portioning kelime anlamı

Disorienting : Kafa karıştıran. Yolunu kaybettirmek. Yönünü şaşırtmak. Kafa karıştırma. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak.

Inactivity : Hareketsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Durgunluk. Tembellik. Üşengeçlik. Tesirsizlik.