Proportioning türkçesi Proportioning nedir
Proportioning ingilizcede ne demek, Proportioning nerede nasıl kullanılır?
A large proportion of the profits : Karın büyük bir bölümü.
Benefit proportion : Avlanma oranı. Yararlanma oranı.
Death proportion : Avlanma oranı. Ölüm kat sayısı.
Direct proportion : Açıkça bağlı. Doğru oran. Doğrudan bağlantılı. Doğru orantı.
Fishing proportion : Avlanma oranı. Av mevsimi süresince avlanan balık miktarının, ortalama populasyon büyüklüğüne oranı, ölüm kat sayısı, yararlanma oranı.
In proportion : Oranında. Mantıklı bir şekilde. Orantılı. Oranla. Orantılı olarak.
Was blown out of proportion : Büyütüldü. Abartıldı. Şişirildi. Devasa bir hacim aldı.
Out of proportion : Nispetsiz. Abartılı. Oransız. Orantısız. Mantıksızca.
Proportion : Bölüm. Oranlamak. Tenasüp. Nispet. Orantılı hale getirmek. Orantılamak. Pay. İki niceliğin bölümü. Kadar. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Proportional : Uygun. Nispetli. Oransal. Nispi. Orantılı. Orana göre. Oranlı. Orantılı miktar. Nisbi.
İngilizce Proportioning Türkçe anlamı, Proportioning eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Proportioning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dosing : Dozajlama. Belli ölçüde ilaç vermek. Karıştırma oranı. Belirli dozda ilaç verme. Şaraba alkol katmak. Dozunu ayarlamak. Düzem. Dozlama. Kısımlara ayırma.
Projection : Sahne üzerinde konuşulan sözleri uzağa eriştirme becerisi. sesi fırlatma, karın boşluğu ve ses telleri yoluyla tonu yerine yerleştirme işlemidir. sesi yerleştirmede soluk denetimi, tını ve boğumlama rol oynar. İrtisam. Öngörme. Seans. Sesi fırlatma. Kristal cisimlerinin, kristal fiziksel özelliklerini (yüzeyler, kenarlar, kuşak bağıntıları, optik özelliklerle biçim ilişkileri), bir düzlem üzerine yansıtma. Gösterim. Planlama. İzdüşüm. Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı.
Evaluation : Değer tahmini. Kıymetlendirme. Paha biçme. Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Ölçüm. Ölçüm konusu olan bir nesne üzerinde nicel ya da nitel ayrımlar yaparak değerlendirici yargılamalarda bulunma. Nüfus kestirmesi. Kıymet takdiri. Değerleme.
Proportioned : Belirli oranlara sahip olan.
Assayed : Tahlil etmek. Yoklamak. Ayarını belirlemek. Değerli maden içermek. Ayar etmek. Kalkışmak. Analiz etmek. Çözümlemek. Denemek.
Calibrates : Kalibresini bulmak. Düzeltmek. Çapını ölçmek. Derecelendirmek. Ayarlanmış. Ayar etmek. Kalibrasyon yapmak. Çaplamak.
Calibre : Kalibre. Ölçü. Çap. Kalite. Kabiliyet. Kapasite. Yetenek.
Collimate : Hizalamak. Görüş hattını ayarlamak (teleskop veya dürbün). Paralel yapma. Işının kendi içinde koşut duruma getirilmesi. Paralelleştirmek. Bir hizaya getirmek.
Estimation : Tahmin etme. Kanı. Tahminleme. Bir örnekten, bilinmeyen ana kitle değerlerinin sayısal değeri hakkında sonuç çıkarma. Paha biçme. Malın ya da özdeklerin değerleri oranlanmak üzere düzenlenen yazılım. değer biçme. Değerlendirme. Yorum. Tahmin yapma. Kararlama.
Chat up : Flört etmek. Tavlamak. Birine yazmak veya asılmak. (birine) asılmak. Tavlamaya çalışmak. (argo) havadan sudan konuşma. Dedikodu. (birine) yazılmak. Konuşarak tavlamaya çalışmak.
Proportioning synonyms : estimate, dosage, calibrate, arranges, compare, dosages, assay, arrange for, adjusts, guess, calibrating, arrange, calibrated, assays, proportion, adjust, regimen, calibres.

Bu kısımda Proportioning kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Proportioning ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Proportioning anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Proportioning ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.