Positional türkçesi Positional nedir

  • Pozisyona bağlı.
  • Duruma bağlı.
  • Pozisyonel.
  • Konumsal.
  • Durumla ilgili.

Positional ingilizcede ne demek, Positional nerede nasıl kullanılır?

Positional astronomy : Durum astronomisi. Durum gökbilimi. Küresel üçgen ölçümünden yararlanarak, gök küresinde seçilen bir konsayı dizgesine göre yıldızların bu küre üzerindeki yerlerini, yer değiştirmelerini inceleyen bir gökbilim kolu. "küresel gökbilim" de denir.

Positional goods : İkame mallarla beğeni açısından kıyaslandığında, değeri tamamen konumu dolayısıyla tercih sıralamasında aldığı yere göre belirlenen mallar. Konumsal mallar.

Positional notation : Konumsal gösterim dizgesi. Bir gerçek sayının, bir damga takımı ile gösterildiği öyle bir sayılama dizgesi ki, her damganın getirdiği katkı, damganın değerine olduğu gibi, konumuna da bağlıdır. Konumsal gösterim. Konumsal yazım.

Positional principle : Basamaklı sayma sistemi.

Positional representation : Bir gerçek sayının konumsal gösterim dizgesinde gösterimi. Konumsal gösterim.

Compositional : Düzensel. Bileşimsel.

Positional signal : Konum belirleme sinyali.

Appositional growth : Apozisyonal büyüme. Kıkırdak dokusunda perikondriyumun alt kısmındaki fibroblastların matriks maddelerini sentezlemesi ve salgılamasıyla hücrelerin birbirinden uzaklaşması sonucu oluşan büyüme.

 

Apositional growth : Apozisyonal büyüme. Kıkırdak dokuda perikondriyumun iç yüzeyinde kondroblast adı verilen genç kıkırdak hücrelerinin matriks maddelerini üretmesiyle görülen büyüme biçimi.

Positional representation system : Konumsal gösterim dizgesi. Bir gerçek sayının, bir damga takımı ile gösterildiği öyle bir sayılama dizgesi ki, her damganın getirdiği katkı, damganın değerine olduğu gibi, konumuna da bağlıdır.

İngilizce Positional Türkçe anlamı, Positional eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Positional ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spatial : Uzamsal. Mekansal. Sahaya ait. Uzaklığa. Uzaysal. Uzayla ilgili. Uzaya ait. Uzamla ilgili.

Circumstantials : İkinci derecede. Tesadüfi. Ayrıntılı. Koşullara bağlı. İkinci derecede önemi olan. Endirekt.

Situational : Belirli bir durumla alakalı. Durumsal. Bir duruma bağlı veya bir durumun sebep olduğu.

Circumstantial : İkinci derecede. Koşullara bağlı. Endirekt. İkinci derecede önemi olan. Tesadüfi. Ayrıntılı.