Postulant türkçesi Postulant nedir
Postulant ingilizcede ne demek, Postulant nerede nasıl kullanılır?
Postulants : Namzet. Papaz adayı. Aday.
Postulate : Önkoyut. Gerçek olarak kabul etmek. Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda kullanılan, zorunlu ya da apaçık olmamakla birlikte başka türlü düşünülemeyeceği için doğru sayılan ilksav. Gerçek olduğunu varsaymak. Bir tanıtlamada onaylanması gereken ön gerçek. Koyut.
Postulated : Kabul edilen. Şart koymak. Seçmek (göreve). İspatsız olarak kabul ettirmek. Kabul edilmiş. Postulat olarak kabul etmek. Doğru varsaymak. Talep etmek.
Postulates : Seçmek (göreve). Doğru varsaymak. Talep etmek. Postulat olarak kabul etmek. İspatsız olarak kabul ettirmek. Şart koymak.
Postulates of probability : Olasılık kuramının tanımsal temelini oluşturan önsayıtlar. buna göre bağdaşmaz sonuçlar veren bir denemede: 1. bir olayın olasılığı artı belirtimli bir sayıdır. 2-tüm olanaklı bağdaşmaz sonuçların olasılıkları toplamı 1(bir)'dir. 3. bağdaşmaz olaylardan birinin ya da ötekinin gerçekleşme olasılığı onların ayrı ayrı olasılıkları toplamına eşittir. Olasılık önkoyutları.
Postulating : Koyutlamak. İspatsız olarak kabul ettirmek. Varsaymak. Postulat olarak kabul etmek. Talep etmek. Şart koymak. Farzetmek. Doğru varsaymak. Öne sürmek. Farz etmek.
Expostulated : Sitem edilmiş. Uyarılmış. Öğüt verilmiş. Dostça eleştirilmiş. Sitem etmek. İtiraz etmek. İkaz edilmiş. Öğüt vermek. Eleştirmek. Uyarmak.
Expostulate : Eleştirmek. Karşı çıkmak. Protesto etmek. Uyarmak. Öğüt vermek. İtiraz etmek. Sitem etmek.
Expostulates : Öğüt vermek. İtiraz etmek. Eleştirmek. Protesto etmek. Uyarmak. Sitem etmek. Karşı çıkmak.
Parallel postulate : Paralellik postülatı.
İngilizce Postulant Türkçe anlamı, Postulant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Postulant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contestants : Ödüle itiraz eden kimse. Rakip. Karara itiraz eden kimse. Yarışmacı.
Applicants : İstekli. Başvuru sahipleri. Başvuranlar. Adaylar. Başvuru sahibi.
Aspt : Arayan kimse. Uman kimse. Hırslı kişi. Rekabet eden kimse. İstekli kimse.
Novices : Keşiş adayı. Kiliseye yeni giren kimse. Çırak. Bir işe yeni başlayan kimse. Rahibe adayı. Yeni. Acemi. Acemi çaylak.
Nominees : Vekil. Temsilci. Adaylar.
Requester : Başvuran. İstek programı. İsteyen. İstemci.
Candidates : Adaylar.
Candidate : Sınava giren kimse. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Namzetlik. Talip.
Petitioner : İstida veren. Dilekçe sahibi. Ricada bulunan. Talip. Dilekçi. Talep eden kimse. Dilekçe veren. Müracaatçı. Ricada bulunan kimse. Müstedi.
Entrants : Yarışmacı. Bir mesleğe giren. Giren kimse. (sınava) giren kimse. Kabul edilen kişi. Kaydolan kimse. Başlayan. Girişimci.
Postulant synonyms : nominee, remainderman, reversionary heir, appliers, ordinands, aspirant, aspirants, novice, supplicant, contestant, ambitionist, applier, applicant, cadets, suppliant, entrant, ordinand, cadet, postulants.
Postulant ingilizce tanımı, definition of Postulant
Postulant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, a candidate. One who makes a request or demand.

Bu kısımda Postulant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Postulant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Postulant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Postulant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.