Powders türkçesi Powders nedir

  • Toz ilaçlar.
  • Pudralamak.
  • Toz haline getirmek.
  • Toz serpmek.
  • Tozlar.

Powders ile ilgili cümleler

English: Powders of aluminium, magnesium, silicon, etc. explode.
Turkish: Alüminyum, magnezyum, silisyum vb. tozları patlayıcıdır.

Powders ingilizcede ne demek, Powders nerede nasıl kullanılır?

Powder covering : Toz örtü.

Powder flask : Barutluk. Barut mahfazası.

Powder horn : Barutluk. Korno. Barut mahfazası.

Powder magazine : Cephanelik. Barut deposu. Barut deposu (den.). Baruthane. Cephanelik (den.).

Powder metallurgy : Toz metal bilimi. Toz metalürjisi. Toz metalbilimi. Toz metalurjisi.

Baby powder : Bebek pudrası.

Anti flea powder : Pire istilalarını önleyen toz. Pire tozu.

Aluminium powder : Aluminyum tozu. Alüminyum tozu.

Powder puff : Ponpon. Pudra pomponu. Pudra ponponu.

Keep your powder dry : Düşmanın işini bitirmeye hazır olmak. Her şeye hazırlıklı olmak. Mücadele için hazır olmak.

İngilizce Powders Türkçe anlamı, Powders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Powders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noesis : Anlama süreci. Kavrama. Anlama. Zihnin idrak süreci. Zihinsel idrak.

Solid : Kaliteli. Katı yiyecek. Metanet. Deliksiz. Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır. Yekpare. Katı. Üç boyutlu cisim. Katı hal. Yekpare ve içi dolu (madde).

 

Triturates : Tritürat. Ezip toz haline getirmek. İyi çiğnemek. Ezmek. Karışım. Dövmek. Öğütmek.

Know how : Yöntem bilgisi. Bir alanda sahip olunan uzmanlık. Uzmanlık. Teknik bilgi. Know-how. Nitelikleri gereğince, belgeye bağlanma olanağı bulunmayan, yalnızca anlaşma konusu olabilen teknik bilgiler. Beceri. Yolunu bilmek. Usulünü bilmek.

Skill : Kişinin, yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir iş başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği. Ustalık. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma veya bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği. Marifet. Vasıf. Maharet. Sanat. Hüner. Beceriklilik. Yetenek.

Intelligence : Beyin. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Anlak. İstihbari (bilgi). Haberalma. İnsanın yaşadığı deneylerden soyutlama ve öğrenme yoluyla yeni durumlara uyma yeteneği. Öğrenme, araç geliştirme ve çevreye uyma olanağı sağlayan, bellek, istenç, yoğulum gibi bileşenlerden oluşan üst yeti. Akıllı kimse. Zeka sahibi. İstihbarat.

Powder : Saçlara grilik vermekte kullanılan pudra. Kokain. Toz halinde şey. Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel maddelerin öğütülmüşü. (ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar: böcek tozu, kene tozu, solucan tozu, pelin tozu, eğrelti tozu gibi.). Kimya, tiyatro alanlarında kullanılır. Pudra. Makyajda saçlara grilik ya da aklık vermek için kullanılan pudra. Saç pudrası.

Originality : Yaratıcılık. Özgünlük. Benzemezlik. Yaratma gücü. Orijinallik.

Bilingualism : İki dillilik. İkidillilik. İki ulusal dil kullanılmasını öngören devlet politikası. Çift dilli olma. İki dile de hakim olma. İki farklı dil yeteneğine sahip olma. Aynı devletin yurttaşları arasında birden çok dille konuşulması durumu. İki dil bilme. Çift dillilik.

 

Leadership : Liderler. Önderlik. Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Önde gelenler. Reislik. Liderlik. Başkanlık. Öncülük. Lidere yakışan vasıflar.

Powders synonyms : mental ability, pulverise, triturated, pulverizing, creative thinking, module, knowledge, science, hand, pulverizes, creativeness, acquisition, aptitude, dusted, cognition, pulverize, triturate, pulverized, superior skill, powdered, able, faculty, capacity, mental faculty, powderize, levigate, accomplishment, pulverization, acquirement, creativity, ability, pulverisation, triturating.

Powders zıt anlamlı kelimeler, Powders kelime anlamı

Unable : İktidarsız. Aciz. Yapamayacak durumda. Yapamaz. Elinden gelmez. Liyakatsiz. Olanaksız. Gücü yetmez. Yapamıyacak durumda.

Inaptitude : Yersiz olma. Beceriksizlik. Yeteneksizlik. Kabiliyetsizlik. Uygun olmama. Toyluk. Uygunsuzluk.

Stupidity : Budalalık. Eşeklik. Aptallık. Akılsızlık. Aptalca hareket. Mankafalık. İneklik. Sersemlik. Salozluk. Avallık.

Powders antonyms : uncreativeness, uninterestingness, unpersuasiveness, incapacity, inability, powerlessness, powerful, powerless, ineffectiveness.