Skill türkçesi Skill nedir
- Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma veya bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği.
- Maharet.
- Meleke.
- Kabiliyet.
- Hüner.
- Bir kimsenin bedensel ya da düşünsel bir çaba göstererek bir işi kolaylık ve ustalıkla yapabilmesi. ustalık, uzluk, el uzluğu. el, parmak ve göz ortakgüdümü (koordinasyon) bakımından yeterlik.
- Vasıf.
- Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır.
- Kesp.
- Yetenek.
- Beceri.
- Kişinin, yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir iş başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği.
- Ustalık.
- Sanat.
- Beceriklilik.
- Marifet.
Skill ile ilgili cümleler
English: He developed his English skill while he was in America.
Turkish: Amerika'da iken İngilizce becerisini geliştirdi.
English: He who has skill and art, becomes famed in the world.
Turkish: Yeteneği ve sanatı olan bu dünyada ünlü olur.
English: He is very proud of his skill as a pilot.
Turkish: Bir pilot olarak yeteneğinden çok gurur duyuyor.
English: Forty-four Americans have now taken the presidential oath. The words have been spoken during rising tides of prosperity and the still waters of peace. Yet, every so often, the oath is taken amidst gathering clouds and raging storms. At these moments, America has carried on not simply because of the skill or vision of those in high office, but because We the People have remained faithful to the ideals of our forebearers, and true to our founding documents.
Turkish: Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.
English: Her skill in dancing is well known.
Turkish: Onun dans etmedeki becerisi iyi bilinir.
Skill ingilizcede ne demek, Skill nerede nasıl kullanılır?
Skill biased technological change : Yetenekli işgücünün göreli ücret oranlarının yükselmesine rağmen, yetenekli işgücünün toplam işgücüne oranındaki ve işgücü kalitesindeki artışın teknolojik değişmeyi hızlandırmasına dayanan ve ilk kez e. berman, j. bound ve s. machin tarafından sanayi düzeyinde görgül çalışmayla saptanan teknolojik değişme. Yetenek-sapmalı teknolojik değişme.
A wonder of skill : Çok yetenekli.
Communication skill : İletişim becerisi.
Developed skill : Oluşmuş yetenek. Edinilmiş beceri. Gelişmiş yetenek. Öğrenilmiş ustalık.
Developing skill : Öğrenilmiş ustalık. Edinilmiş beceri. Oluşmuş yetenek. Gelişmiş yetenek.
Technical skill : Teknik beceri.
Writing skill : Yazma becerisi.
Reading skill : Okuma becerisi. Sözcükleri tanımak, anlamak ya da anımsamak gibi başarılı okumanın gereği olan konularda yeterlik, ustalık.
Entrepreneurial skill : Girişimcilik yeteneği. Bir sorumluluğu veya taahhütü yönetme ve organize etme kabiliyeti.
Inherent skill : Doğal veya doğuştan beceri. Doğuştan sahip olunan yetenek ve beceriler. Bir yetişme dönemine gerek duyulmadan değişik işleri başarma yeteneği. Doğal beceri.
İngilizce Skill Türkçe anlamı, Skill eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Skill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Seamanship : Denizcilik. Gemicilik.
Savoir faire : El becerisi.
Calibres : Ayarlamak. Kapasite. Ölçü. Çap. Kalite. Kalibre.
Qualities : Özellik. Nitelik. Bünye. Evsaf. Soyluluk. Yapı. Ses rengi. Kalite. Ses kalitesi.
Quality : Sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen, ancak renk, koku, tad gibi görünümleriyle bilinerek tanınan özellik. Keyfiyet. Ses kalitesi. Önermenin niteliği. Nevi. Sayısal olmadan belirtilen özellik. Cins. Kaliteli. Mizaç.
Acquirement : Başarı. İlim. Kazanç. Edinilen şey. Edinç. Zamanla kazanılan nitelik. İktisap. Kazanma. Edinme.
Diplomacy : Diplomatik. İkna yeteneği. İnsanlarla ilişkide incelik. İlişkilerde ustalık. Diplomatlık. Başarı. Diplomasi. Başkalarıyla ilişkide ustalık. Siyaset.
Qualification : Niteleme. Şart. Nitelik. Kayıt. Nitelendirme. Kayıtlama. Minimum katılım sermayesi. Sınırlama.
Ingenuity : Pratik zeka. Ustalık beceri. Yaratıcılık. Zeka.
Skill synonyms : mixology, accomplishments, calibers, artistries, feat, adequacies, artifices, maistre, contrivances, masteries, savoirfaire, characteristics, artifice, art, attainment, calibre, capacities, gumption, expertise, science, aptitude, proficiencies, soldiering, horsemanship, gimmicking, artisanship, gumptions, prowess, vocation, power, gimmick, virtuosity, craftsmanship.
Skill zıt anlamlı kelimeler, Skill kelime anlamı
Inability : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetersizlik. Aciz. İktidarsızlık. Beceriksizlik. Gücü olmama. Güçsüzlük. Olanaksızlık. Yeteneksizlik. Acizlik.
Illiteracy : Cahillik. Okuma yazma bilmeme. Bir toplumda okuma yazmadan yoksun kişilerin toplam nüfus içindeki payı. Cehalet. Deneyimsizlik. Okuma yazma bilmezlik. Abecesizlik oranı. Okumamışlık. Bilgisizlik.
Skill ingilizce tanımı, definition of Skill
Skill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Propriety. Judgment. To be knowing. To be dexterous in performance. To know. To have understanding. Reason. Discrimination. Cause. To understand.

Bu kısımda Skill kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Skill ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Skill anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Skill ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.